Ana sayfaya dön
Blog Yazılarımız
Beslenme
Obezite Nedir?
Sağlıklı bir yaşam için alınan enerjiyle harcanan enerji arasında denge olmalıdır. Bu denge alınan enerji lehine dönerse obezite açısından risk oluşturur.Boy ve kiloya dayalı vücut yağ oranının (vücut kitle endeksi) 30 ve üzeri olması durumunda da obezite olarak tanımlanır. Vücut kitle indeksi veya diğer adıyla boy kilo endeksi, bireyin vücut ağırlığının (kg cinsinden), boy uzunluğunun (metre cinsinden) karesine (BKI=kg/m2) bölünmesiyle elde edilen bir değerdir.Vücut kitle endeksine göre kilo tanımlamaları:·       Düşük Kilolu:18.5'dan az.·       Sağlıklı aralık: 18,5 ila 24,9.·       Fazla kilolu: 25 ila 29.9.·       Obezite: 30-39.9.·       Morbid obezite: 40’ın üzerinde.Obezite tanımlamalarında vücut kitle endeksi dışında bel çevresi ölçümleri, bel kalça oranı hesaplamaları, vücutta yağ ve kas dokusu oranlarının hesaplanması obezite riskinin değerlendirilmesinde oldukça önemlidir. Yine yaşa ve cinsiyete göre detaylı vücut kitle endeksi hesaplamaları daha sağlıklı sonuçlar verir.Yaştan bağımsız olarak vücut yağ oranının erkeklerde % 25; kadınlarda ise % 30'un üzerine çıkması obezite riski ile ilişkilendirilir. Yine tek başına bel çevresi ölçümünün erkeklerde 94 cm, kadınlarda 80 cm ve üzerinde olması hastalık riski ile ilişkilidir. DSÖ’ne göre bel/kalça oranı kadınlarda 0.85’den ve erkeklerde ise 1.0’den fazla ise android tip obezite olarak kabul edilmektedir.Çocuklarda büyüme ve gelişme yaşa boya ve kiloya göre hesaplanan persantil eğrileriyle belirlenir. Obezite tanımlamasında ve sağlık sorunlarında bu büyüme ve gelişme grafikleri bize yardımcı olur.Vücut kitle endeksi bizim sağlıklı olup olmadığımız hakkında kesin bir bilgi vermez, obezite riski açısından bir tanımlama yapmaya yarayan bir hesaplamadır.Obezite Nedenleri Nelerdir?Obezite oluşumuna neden olan başlıca risk faktörlerini şöyle sıralayabiliriz;·       Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları·       Yetersiz fiziksel aktivite·       Yaş·       Cinsiyet·       Eğitim düzeyi·       Sosyo –kültürel etmenler·       Gelir durumu·       Hormonal ve metabolik etmenler·       Genetik etmenler·       Psikolojik problemler·       Sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama·       Sigara- alkol kullanma durumu·       Kullanılan bazı ilaçlar (antidepresanlar, antipsikotik ilaçlar vb.)Obezite ile İlişkili Hastalıklar Nelerdir?Obezite birçok kronik hastalık için risk faktörü olarak sayılmaktadır.·       Tip 2 Diyabet·       Metabolik sendrom, insülin direnci gelişimi·       Hipertansiyon·       Koroner arter hastalığı·       Hiperlipidemi, hiper kolesterol·       Kas-iskelet sistemi problemleri·       Karaciğer ve Safra kesesi hastalıkları·       Bazı kanser türleri (kadınlarda safra kesesi, endometriyum, yumurtalık ve meme kanserleri, erkeklerde ise kolon ve prostat kanserleri)·       Serebrovasküler hastalıklar riskinde artış, inme riskinde artış·       Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu·       Astım·       Erkeklerde infertilite ·       Menstruasyon düzensizlikleri·       Yeme bozuklukları ve anksiyete gibi psikiyatrik problemler·       Toplumsal uyumsuzluklar ve özgüven problemleri·       Metabolik sendrom, insülin direnci gelişimiObezite Tedavisi Nasıl Yapılır?Obezite, yetersiz beslenmenin çifte yükünün bir parçasıdır ve bugün Güneydoğu Asya Bölgesi hariç her bölgede obez insan sayısı, zayıf insan sayısından fazladır. Bir zamanlar yalnızca yüksek gelirli ülkelerin bir sorunu olarak kabul edilen obezite, bugün bazı orta gelirli ülkelerde dünya çapında en yüksek aşırı kilo ve obezite oranlarına sahiptir (1).Obezitede esas tedavi obeziteden korunmaktır ve bu korunma yöntemleri çocukluk çağlarında başlamalıdır. Özellikle çocukluk çağlarında beslenme, günlük alınan ve harcanan kalori dengesi, uyku alışkanlıkları çocuklara küçük yaşlarda kazandırılmalıdır. Çocukluk çağında özellikle adolesan dönemde fazla kilolu veya obez olarak tanımlanan çocuklar çok erken yaşlarda ciddi sağlık problemleriyle karşılaşabilirler.Obezite tedavisinde amaç günlük kalori alımının kısıtlanması ve egzersiz temellidir. Tedavi seçenekleri; günlük hayatta bazı davranışsal değişikliklerle birlikte diyet, egzersiz, ilaç tedavisi ve cerrahi yöntemler olarak sıralanır.Kilo verme önerileri:-Kilo vermede esas amaç günlük alınan kaloriyi düşürmektir. Hedef VKİ 18,5- 24,9 arasında tutmaktır. Diyet bireye özgü olarak planlanmalıdır. Gerekli vücut ölçümleri yapıldıktan sonra bir beslenme uzmanı yardımıyla günlük alınan kalori miktarı ve öğünler hesaplanmalıdır.-Diyet yapılmadan önce mutlaka risk faktörleri de göz önünde bulundurularak bireylerin hipertansiyon, diyabet, tiroit hormon bozuklukları gibi hastalıklar açısından taranıp tedavi süreçleri de göz önüne alınarak diyet programları oluşturulmalıdır.-Çok kısa sürede hızlı kilo vermeyi hedefleyen diyetlerden ziyade uzun vadede sağlıklı bir şekilde kilo verilmesi hedeflenen ve sürekliliği olan diyet programları tercih edilmelidir.-Günlük su tüketimi yeteri kadar olup, tuz ve şeker alımı kısıtlanmalı, şekerli ve tatlandırıcı içecekler, doymuş ve trans yağlardan zengin yiyecekler, ambalajlı ürünler diyetten çıkarılmalıdır.- Alkol alımından uzak durulmalıdır.- Yemek yeme alışkanlıkları değiştirilip az porsiyonla daha çok tokluk sağlayacak besinler tüketilmeli, eğer hızlı yemek yeme alışkanlığı varsa da yavaş yeme alışkanlığı kazanılmalıdır.-Kilo vermede egzersiz de çok önemlidir; fakat obez bireylerin egzersiz yaparken ki yaralanma riski en aza indirilmelidir ve egzersiz programı bireye özgü olmalı, günlük alışkanlıklarına uygun olmalıdır.-Egzersizde hedef her gün ortalama 30-40 dk kadar orta şiddette egzersiz olarak tanımlanabilir.-Egzersiz planlanması yapılırken eğer var ise ek hastalık durumu da göz önüne alınarak egzersiz programı hazırlanmalıdır.- Diyet ve egzersiz dışında davranışsal olarak bireyin durumu kabullenmesi ve kilo verme konusunda kararlı olması gerekmektedir. Diyet programlarına ödül konması gibi bazı motive edici yöntemler kilo verme süresince uygulanabilir. Günlük aktivitelerin değişmesi, yeme içme alışkanlıkların değişmesi bazı psikososyal durumlara yol açabilir, başa çıkılmayan durumlarda psikososyal destek alınabilinir.- Kilo vermeye neden olan ilaç kullanımını bireyler kendileri karar vermemelidir, mutlaka bu gibi durumlarda bir doktora danışılmalıdır.- Diyet ve egzersizin yeterli olmadığı kilo verememe durumlarında obezite cerrahisi düşünen hastalar da mutlaka bir doktorla görüşmelidir.Kilolarınla baş başayken yaşayacağın stresi ortadan kaldırmak için, doktorunuz, online diyetisyeniniz ve psikoloğunuzla sizi maksimum 15 dakika içinde görüştürmeyi garanti eden elrasaglik.com adresine gitmelisiniz. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!Elra uygulamasını telefonunuza veya tabletinize indir, elrasaglik web adresi üzerinden sisteme bağlanın, gün içinde tıbbi desteğiniz yanınızda olsun.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiDr. Hasan Ali BaşKaynak:https://www.who.int/health-topics/obesity#tab=tab_1
Devamını Oku
Beslenme
Sağlıklı ve Dengeli Beslenme İçin Ramazan Ayında Öneriler
 Sahur, gün boyunca oruç tutacak olan kişilerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan son yemek olması bakımından büyük önem taşır. Sahurda, tok tutması için protein içeriği sağlayan hurma/süt (etyabin), yağ ve lif içeriği olan avokado, mide boşalma süresini geciktiren çiğ yemiş, yüksek protein içeriği ile yumurta ve yine yüksek protein içeriği ve kalsiyum için lor peyniri gibi besinler tercih edilebilir.İftar öğününde ise örnek bir menü şu şekilde olabilir: bir bardak ılık su, bir kase çorba, az yağlı bir salata ve 1 avuç içi pide (4 boğum) tüketimi sonrasında 15 dakika ara verilerek ardından iftar yemeği ana yemek, sebze, protein ve az miktarda kompleks karbonhidrat içeren bir menüyle devam ettirilebilir. Ramazan boyunca yeterli miktarda su içmek de önemlidir. Susuz kalmak dehidrasyona ve sağlık sorunlarına yol açabilir, bu nedenle iftar ve sahur arasında su tüketimine de dikkat etmek önemlidir. Günlük su ihtiyacınızı "kilo başına 30 ml su" formülüyle hesaplayabilirsiniz. Bu formüle göre, bir kişi vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 30 ml su tüketmelidir. Örneğin, 60 kilogramlık bir kişi için günlük su tüketimi yaklaşık olarak 1,800 ml (60 kg x 30 ml/kg) olmalıdır.Sıvı gereksinmesinin karşılanmasında suyun önemi büyüktür. Su dışındaki içecekler çay, kahve, bitkisel çaylar, süt, meyve suyu, sebze suları, soda, maden suyu vb.dir. Bir günde tüketilecek toplam sıvı miktarı 2500-3000 ml’dir. Sıvı gereksinmesinin karşılanmasında su başlıca tercih olmalıdır. Su enerji içermez ve en iyi şekilde hidrasyon sağlar. Susama hissi su ile giderilmelidir. 65 yaşından sonra susama hissi azaldığı için bu bireyler susamadan su içmeye özen göstermelidir. Sular, nane, çubuk tarçın, limon, meyveden yapılmış buzlar ile aroma katılabilir (1).Ramazan ayında su ve yiyecek tüketimi konusunda diyetisyen desteği almak için, hem de bulunduğunuz yerden ayrılmadan ve sadece 290 TL karşılığında ne mi yapacaksınız? Online Doktor muayenesi, online terapi gibi hizmetlerinin yanında online diyetisyen hizmeti de sunan Elra Online Sağlık Hizmetleri’nin uygulamasını kameralı ve internet bağlantısına sahip bir akıllı cihaza Google Play veya IOS üzerinden indirip, kurulumunu yapıp, üyelik işlemlerini bitireceksiniz. Elra’da üyelik ücretsiz ve sadece görüntülü online muayene için ödeme yapacaksınız.Acil tıp, kilo kontrolü veya mental destek konusunda, doktorunuzla görüşmek adına ulaşabileceğiniz en doğru çözümler Elra’da. Doktorlarımıza, diyetisyen veya klinik psikologlarımıza ulaşmak için Elra uygulamasını şimdi telefonuna indirmelisiniz!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiDyt. Rana HızarcıKaynak:https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/haberler-6/ramazan-ayinda-beslenme-oenerileri.html
Devamını Oku
Beslenme
Karbonhidrat Sayımı
Belki, kalori sayımı ifadesini daha önce birçok kez duydunuz ama bu karbonhidrat sayımı da nedir? diyabetle ne ilişkisi var? Karbonhidrat Sayımı Nedir?Tanımı: Karbonhidrat (KH) sayma aşağıdaki fikirlerden oluşmuş bir öğün planlama yaklaşımıdır. KH, post-prandiyal glisemi cevabını etkileyen temel besin öğesidir. KH’ın çeşidinden çok, total miktarı önemlidir.KH sayımı, daha iyi glisemik kontrolü sağlamak için öğünde tüketilecek olan KH miktarının ayarlanmasına tüketilecek KH miktarına uygun insülin doz ayarı yapılmasına veya öğün öncesi kan glikoz düzeyine göre insülin dozunun ayarlanmasına olanak sağlayan bir öğün planlama yöntemidir.Karbonhidrat İçeren BesinlerTam tahıl taneleri, un ve undan yapılan besinler,Ekmek, makarna, yufka, bazlama, erişte, pirinçKurubaklagillerMeyveler, sebzelerNişastalı sebzeler (patates, bezelye)Süt ve ürünleri (peynir dışındaki)Bira, şarap ve likörTatlı ve şekerlemelerBazı içecekler (kola, sade gazoz, meyve suyu)Fruktoz, sukroz, maltoz gibi şekerlerŞeker alkolleriKH sayımında posanın rolüKarbonhidrat içeren besinler, yüksek oranda posa içeriyorlarsa (> 5 g ), bu miktar toplam KH değerinden çıkarılarak hesap yapılmalıdır.Kahvaltılık tahıl: 28 g KH, 6 g posa içerir Toplam KH değeri = 28-6 = 22 gEğer öğünde 5 gramdan fazla posa varsa totalKH’tan Posa miktarını çıkartmak gerekir.1 kap posalı tahıl = 6 Posa (g) 32 Total KH (g)1 dilim Tam tahıl ekmeği = 3 Posa (g) 15 Total KH (g)1 sb düşük yağlı süt = 0 Posa (g) 9 Total KH (g)1 sb çilek = 2 Posa (g) 15 Total KH (g)Toplam= 11 Posa (g) 71 Total KH (g)71-11=60 gram KH KH Sayımı İçin ÖnerilerKH tüketimi ana/ara öğünlerde benzer olmalı,Öğünlerdeki KH türünden ziyade, total KH miktarı önem taşır,Yoğun insülin tedavisi alanlar, öğünlerde tüketecekleri KH miktarına göre, öğün öncesi insülin dozlarını ayarlamalıdırlar.İdeal Beslenme Planı için, Glisemiyi yükseltmeyen besinler seçilmelidir.Kan Şekeri düzeyleri stabil olmalıdır.Vücutta anti inflamatuar etki gösteren yüksek antioksidanlı besinler arttırılmalıKarbonhidrat, yağ ve proteini dengelenmiş bir diyet.Yağ içeriği %25’ten, protein içeriği %20-25’ten fazla olmamalıEnerji yoğunluğu yüksek besinleri az tüketmekDaha az hazır besin tüketmekÇeşitli besinlerden oluşmalıPosa günde 30-35 gram olmalıKH sayımı 2 temele dayanır1. Kan şekerine etkisi olan temel besin öğesi KH’lardır. KH’lı besinlerin %90-100’ü yenildikten 15 dk-2 saat içinde, kana glikoz olarak geçer.2. Eşit miktardaki basit şeker veya nişasta, kan şekerini eşit düzeyde yükseltir. Karbonhidrat sayımı özellikle diyabetli ve diyabet riski taşıyan bireyler için büyük öneme sahiptir. aynı şekilde, sağlık hizmetlerine ulaşımın kolay ve hızlı olması da önemlidir. Eğer doktorunuza, diyetisyeninize veya klinik psikoloğunuza hemen ihtiyacınız varsa, sağlık raporuna ikinci bir uzman görüşü almak istiyorsanız, ilaçlarını da evinizden çıkmadan yazdırmak istiyorsanız, Elra uygulamasını hemen kullanmaya başlamalısınız.Elra aplikasyonunu kameralı akıllı cihazınıza indirin sağlık, kilo ve mental endişelerinize veda edin. Daha sağlıklı yaşamak, doktora ihtiyaç duyduğunuz her anda, hemen ulaşmak herkesin hakkıdır. İşte siz bunu hak ediyorsunuz!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Elra Online Sağlık HizmetleriKaynak:American Diabetes Association. (Erişim tarihi: 2023). www.diabetes.orgClinical Diabetes. (2012). 30(3), 130-133.National Health Service. (Erişim tarihi: 2023). www.nhs.ukNutrition Today. (2010). 45(6), 262-266.Counting carbs with fiber Complete Guide to Carb Counting” by H Warshaw, K Kulkarni,
Devamını Oku
Beslenme
Sporcu Beslenmesi
Sporcu beslenmesi, sporcuların performanslarını artırmak, iyileştirmek ve spor aktivitelerine dayanıklılıklarını artırmak için önemli bir rol oynar. Doğru beslenme, enerji seviyelerini yükseltir, kas onarımını destekler, iyileşme sürelerini azaltır ve genel sağlığı iyileştirir.İşte sporcu beslenmesiyle ilgili bazı temel prensipler:Bireysel İhtiyaçlar: Sporcu beslenmesi, kişinin spora katıldığı tür, süre ve yoğunluğuna bağlı olarak değişebilir. Her bireyin farklı enerji gereksinimleri ve beslenme hedefleri vardır, bu nedenle bir beslenme uzmanıyla çalışmak, kişiye özel bir beslenme planı oluşturmak için faydalı olabilir.Dengeli Bir Diyet: Sağlıklı bir beslenme düzeni, karbonhidratlar, proteinler, sağlıklı yağlar, vitaminler ve mineraller gibi besin öğelerinin dengeli bir şekilde alınmasını içerir. Bu, vücudun enerji ihtiyacını karşılar ve optimal performans için gerekli olan besinleri sağlar.Karbonhidratlar: Sporcular için karbonhidratlar, enerji kaynağıdır ve antrenman öncesi ve sonrası performansı etkileyebilir. Tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.Proteinler: Proteinler, kas onarımı ve yeniden yapılanma için temel bileşenlerdir. Sporcular, dayanıklılığı artırmak ve kas kütlesini korumak için yeterli miktarda protein tüketmelidir. Tavuk, balık, yumurta, yoğurt, süt ve baklagiller gibi protein kaynakları tercih edilebilir.Sağlıklı Yağlar: Sağlıklı yağlar, enerji depolamak, hormon üretimi ve vücudun çeşitli fonksiyonlarını desteklemek için gereklidir. Avokado, zeytinyağı, fındık, tohumlar ve yağlı balıklar gibi sağlıklı yağlar tüketmek önemlidir.Hidrasyon: Sporcuların iyi hidrasyonu sağlaması çok önemlidir. Egzersiz sırasında vücuttan su ve elektrolitler kaybedilir, bu nedenle yeterli su içmek ve egzersiz öncesi ve sonrasında sıvı tüketmek önemlidir.Vitaminler ve Mineraller: Vitaminler ve mineraller, enerji üretimi, kas fonksiyonu ve iyileşme süreçleri gibi birçok biyokimyasal reaksiyonda rol oynar. Renkli sebzeler, meyveler, koyu yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar ve kuru yemişler gibi çeşitli besinlerden yeterli miktarda alınmalıdır.Öğün Planlaması: Sporcuların enerji seviyelerini ve performanslarını korumak için düzenli ve dengeli öğünler tüketmeleri önemlidir. Antrenman öncesi ve sonrasında özellikle besinleri doğru şekilde almak, iyileşmeyi destekler.İster rekabetçi spora yeni başlamış olun, ister Olimpiyat veya Paralimpik şampiyonu olun, her zaman ‘önce beslenme’ yaklaşımı önerilir!Beslenmenin temellerini doğru anlamanın etkisi, performans artırıcı takviyelerden hızlı kazanımlar aramaktan çok daha büyüktür (1).Elra'nın online diyetisyen hizmetini kullanarak, diyetisyenlerimizle birebir görüşüp kişiselleştirilmiş besin takviminizi oluşturabilirsiniz. Üstelik bulunduğunuz yerden ayrılmadan, mekandan bağımsız bir biçimde.Dünyanın her yerinden insanlar Elra’yı kullanıyor. Neden? Çünkü online doktoruna, online diyetisyen ve online psikoloğuna gün içinde her an ulaşabiliyor. Uygun maliyeti, Elra’nın sunduğu sağlık hizmetlerinde gelir ayrımı yaptırmıyor. Elra, sağlık hizmetlerinin herkes için ulaşabilir olması misyonuyla çalışıyor.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Dyt. Rana HızarcıKaynak:https://uksportsinstitute.co.uk/wp-content/uploads/2021/07/Sports-Nutrition-Fundamentals-To-Improve-Performance-full-resource-v2.8.pdf
Devamını Oku
Beslenme
Besin Takviyesi Kullanımı
Günümüzün sağlık bilincinin yüksek olduğu dünyasında, vitamin ve besin takviyelerine adanmış bir sektör milyarlarca dolarlık bir iş haline geldi. Bağışıklığı güçlendirmekten saç uzamasına kadar her şeyi vaat eden sayısız seçenek mevcut. Peki bu ürünler iddialarını karşılıyor mu ve gerekli mi (1)? Besin takviyeleri, bir diyetin yetersiz olduğu veya besin gereksinimlerinin arttığı durumlarda kullanılabilir. Örneğin, hamile kadınlar, emziren anneler, yaşlılar veya belirli diyetler uygulayanlar gibi kişiler, besin takviyelerine ihtiyaç duyabilirler.Ancak, herhangi bir besin takviyesi kullanmadan önce doktorunuza danışmanız önemlidir. Bazı besin takviyeleri yan etkileri nedeniyle özellikle yüksek dozlarda alındığında zararlı olabilirler. Ayrıca, bazı takviyeler bazı ilaçlarla etkileşime girebilir ve bu da sağlık sorunlarına neden olabilir. Unutmayın, bir besin takviyesi, sağlıklı bir diyetin yerini alamaz. Besin takviyeleri sadece diyetinizi desteklemek için kullanılmalıdır ve bir diyetin temeli sağlıklı yiyeceklerden oluşmalıdır. Elra aplikasyonunu kameralı akıllı cihazınıza indirin sağlık, kilo ve mental endişelerinize veda edin. Online diyetisyeniniz, sizin yeme-içme alışkanlıklarınızla hayat kalitenizi artırmak için gün içinde her an sizinle olacak. Daha sağlıklı yaşamak, doktora ihtiyaç duyduğunuz her anda, ona hemen ulaşmak herkesin hakkıdır. İşte siz de bunu hak ediyorsunuz!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Dyt. Rana HızarcıKaynak:https://www.utphysicians.com/vitamins-and-supplements-risks-and-benefits/
Devamını Oku
Beslenme
Yüksek Lifli Gıda Nedir?
Lifler vücudumuzun sindiremediği karbonhidratlardır, ancak bu durum vücudumuza kan şekerinin dengelenmesi, kolesterolün düşürülmesi, kabızlığın önlenmesi, gastrointestinal sistem kanserlerinden korunma gibi bazı faydalar sağlar. Bu nedenle yüksek lifli besinleri tüketmek önemlidir. Yüksek Lifli Gıdalar Nelerdir?Arpa, ahududu, armut, avokado, badem, barbunya, bitter çikolata, brokoli, brüksel lahanası, brokoli, bulgur, chia tohumu, çilek, elma, enginar, greyfurt, havuç, ıspanak, incir, karnabahar, kayısı, keten tohumu, kinoa, nektarin, mercimek, muz, mısır, nohut, patates, portakal, şeftali, taze fasulye ve yulaf bu gıdaların en belli başlılarıdır.  Yüksek Lifli Gıdaları Tüketirken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir ?Bu tür gıdalar gaz ve şişkinlik problemlerine neden olabilir, bu nedenle bu tür besinleri öğünlerimize yavaş yavaş katmalı ve tüketirken de su içmeye özen göstermeliyiz.Yetişkin bir insanın günde alması gereken lif miktarı 25-30 gram dır. Gün içinde diyetisyenine her an ulaşabileceğinizi bilmek ne kadar güzel olurdu değil mi? İşte siz bunu hak ediyorsun. Elra, doktorunuzu gün içinde hep sizinle tutuyor.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Dr. Hasan Ali BaşKaynak:https://www.medicalnewstoday.com/articles/323133#fruit
Devamını Oku
Beslenme
Günlük Tuz Kullanımı
Yetişkinler günde 6 gr'dan fazla tuz tüketmemelidir, bu yaklaşık 1 çay kaşığıdır.Çocuklar;1-3 yaş arası günde 2 gramdan fazla tuz tüketmemelidir.4-6 yaş arası günde 3 gramdan fazla tuz tüketmemelidir.7-10 yaş arası günde 5 gramdan fazla tuz tüketmemelidir.11 yaş ve üzeri, günde 6 gramdan fazla tuz tüketmemelidir.Bebeklerin böbrekleri tuzu işlemek için tam olarak gelişmemiştir. 1 yaşından küçük bebekler günde 1 gramdan az tuz tüketmelidir. Emzirilen bebekler, anne sütünden sodyum da dahil olmak üzere yeterli miktarda mineral alır. Benzer şekilde hazır mamalar da yeterli miktarda mineral içerir. Ek gıdaya geçildiği dönemde bebeklerin yemeklerine ekstra tuz eklenmemeli ve paketli gıdalar verilmemelidir.Hangi gıdaların kullanılması gerektiği konusunda Elra online doktor görüşmesi yoluyla hızlı ve masrafsız olarak uzman görüşü alabilirsiniz. Tüm dünyadan internet kullanıcıları Elra ile günlük tuz kullanımı da dahil olmak üzere doktoruna, hızlı bir şekilde, randevu saatini beklemeden ulaşıyor. Sağlık ertelemeye gelmez ve siz buna mecbur değilsiniz. Elra, müsaitse anında sizi doktorunuzla görüştürüyor ama maksimum 15 dakika bekleme süresini garanti ediyor. Siz de uzmanınıza ulaşarak, onunla görüntülü bir şekilde görüşerek, beslenme ve tuz kullanımı hakkındaki merak ettiklerinizi öğreniyorsunuz.Örneğin bazı yiyecekler yapılma biçimleri nedeniyle yüksek oranda tuz içerir. Günlük tuz tüketimini azaltmak için bu yiyecekler az miktarlarda tüketilmelidir.Bunlar; pastırma, jambon, salam, sosis, füme et ve balık, salamura balık, peynir, hazır soslar, soya sosu, zeytin, turşu, tuzlu ve kavrulmuş kuruyemişlerdir.Ekmek ve kahvaltılık gevrekler gibi bazı yiyecekler ise çok fazla tuz içermez ancak tek porsiyonda çok fazla yenildiği için günlük tuz tüketimini arttırır.Paketli ve hazır gıdalardaki tuz içeriği, farklı markalar arasında değişiklik gösterebilir. Bu yüzden alışveriş yaparken markaları karşılaştırıp daha az tuzlu olanı seçerek günlük tuz kullanım miktarını azaltabiliriz. Besin etiketleri bu konuda yardımcı olacaktır.Uzun süreli yüksek tuz içeren bir diyet, yüksek tansiyona sebep olabilir. Bu da kalp hastalığı ve felç riskini arttırır.Yüksek tansiyon genellikle hiçbir belirti göstermez ve yüksek tansiyonu olan birçok kişi yıllarca hasta olduğunun farkında değildir. Bu yüzden günlük tuz kullanım miktarlarına dikkat etmek çok önemlidir.Hastalığın nerden geleceğini veya ne zaman nüksedeceğini bilemezsiniz ama Elra, online muayene imkanını sana sunarak erken tanı ve tedavi konusunda hep elinizin altında olacak. Sen de Elra’ya kaydol ve artık sağlığına hükmet.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiUzm. Dr. İrem CantürkKaynak: https://www.nhs.uk/live-well/eat-well/food-types/salt-in-your-diet/
Devamını Oku
Beslenme
Glisemik İndeksi Düşük Besinler Nelerdir?
Glisemik indeks (GI); bir besinin yenildikten belirli bir süre sonra kan şekerini yükseltme etkisini ifade eder. Glisemik indeks hesaplaması; farklı yiyeceklerdeki aynı miktardaki karbonhidratın, farklı kan şekeri yanıtı oluşturması prensibine dayanır. Besinlerin glisemik indeksi kan şekerinin yavaş veya hızlı yükselmesini etkilemektedir. Yiyeceklerin çeşidi, miktarı, içerdiği besin ögeleri, nişasta içeriği ve pişirme tekniği gibi faktörler glisemik indeks değerini etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda, düşük glisemik indeksli besinlerin sağlık üzerine olumlu etkileri olduğu bulunmuştur.Diyette Düşük Glisemik İndeksli Besinleri Tüketmenin Faydaları Nelerdir?·       Kan şekerinin dengede tutulmasını sağlar. ·       Kolesterolün düşürülmesine yardımcı olur.·       Obezitenin önlenmesine yardımcı olur.·       Kalp hastalıkları riskini azaltır.·       Tip 2 diyabet riskini azaltır. ·       Kanser riskini azaltır.Glisemik indeks 1-100 arasında bir skaladır. Beyaz ekmeğin glisemik indeksi 100’dür. Bir besinin glisemik indeksi 0-55 arasındaysa bu besin düşük glisemik indeksli bir besindir. Bulgur, nohut, mercimek, barbunya, kepekli ekmek, yulaf, şehriye, havuç, taze bezelye, elma, kiraz, portakal, erik, süt ve süt ürünleri, yoğurt, yeşil yapraklı sebzeler, et, balık, yumurta, fındık, ceviz, badem glisemik indeksi düşük olan besinlerden bazılarıdır. Sağlıklı Bir Diyette Glisemik İndeksini Düşürmek İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?·       Günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmeli.·       Pirinç yerine bulgur tercih edilmeli. ·       Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tercih edilmeli.·       Meyve suyu yerine meyvenin kendisi tüketilmeli.·       Kurubaklagiller haftada 2-3 kez tüketilmeli.Elra aplikasyonunu kameralı akıllı cihazınıza indirin sağlık, kilo ve mental endişelerinize veda edin. Daha sağlıklı yaşamak, doktora ihtiyaç duyduğunuz her anda, hemen ulaşmak herkesin hakkıdır. Elra ile, görüntülü olarak online doktoruna, online terapi için psikoloğuna veya online diyetisyenine en geç 15 dakika içerisinde bağlanacaksın. Elra, 15 dakikayı garanti ediyor. Daha hızlı doktor randevusu yok. İşte siz bunu hak ediyorsunuz!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiUzm. Dr. İrem Cantürk Kaynak: Memiş E, Şanlıer N. Glisemik İndeks ve Sağlık İlişkisi. 2009 Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi Dergisi Sayı:24, s.17-27. Yıldıran H, Akbulut G, Yıldız EA ve ark. Kan Şekerini Etkileyen Besinler. Sağlık Bakanlığı Yayın No: 727, Ankara, 2012. 
Devamını Oku
Beslenme
Kan Şekerini Dengeleyen Besinler
Açlık durumunda kan şekerini yükseltmek için glukagon hormonu salgılanırken, kan şekerinin yükselmesi durumunda şekeri düşürmek için insülin hormonu salgılanır. İnsülin hormonunun etkili şekilde kullanılamaması halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hastalığına neden olur.Normal bir bireyin açlık kan şekeri (AKŞ) 120 mg/dl dir. 120-125 mg/dl diyabet öncesi olarak değerlendirilirken , 126mg/dl ve üzeri diyabet olaeak kabul edilir.Yapılan çalışmalar doğru beslenme alışkanlıkları ve yüksek kaliteli bir diyetin kan şekerini düzenlemede ve diyabetin neden olabileceği sağlık sorunlarını önlemede çok önemli olduğunu göstermiştir.  Kan Şekerini Yükselten Besinler Nelerdir?Hamur işi gibi gıdalar, ekmek, makarna, Fastfood ve kızartmaMısırPatates gibi nişastalı sebzelerTam yağlı süt Bazı meyvelerHazır meyve suları, alkollü ve gazlı içeceklerTatlı, dondurma, pastaÖzellikle diyabet hastalarının uzak durması gereken besinlerdir. Kan Şekerini Düşüren Besinler Nelerdir?Tarçın, zencefil, zerdeçal, karahindiba, Nişastasız sebzelerFesleğen, brokoli, bamya, avokado, havuçÇemen otu, keten tohumuYoğurt/kefir/ayranElma sirkesiCeviz suyu, kabak çekirdeği, fındık, SarımsakArmut, incir, yaban mersiniBulgur, yulafBaklagillerBalıkKepekli makarna  Nasıl Beslenmeli, Ne Yapmalı?Kan şekerini dengelemek için aşağıda önerilen, yapmamız gereken bazı basit uygulamalar, hayat tarzı değişiklikleri ve dengeli beslenme sağlıklı yaşam için temel kurallardır. -Kilo kontrolü-Egzersiz yapmak -Bol sıvı almak,-Stresten kaçınmak-Porsiyonları küçültmek ve yemeği yavaş yemek-Uyku düzenine dikkat etmek-Lifli besinler tüketmek (arpa, armut, avokado, brüksel lahanası, brokoli, mısır, kuruyemişler, karnabahar, incir, şeftali, nektarin, kayısı, havuç elma keten tohumu, chia tohumu, baklagiller)Elra aplikasyonunu kameralı akıllı cihazınıza indirin sağlık, kilo ve mental endişelerinize veda edin. Daha sağlıklı yaşamak, doktora ihtiyaç duyduğunuz her anda, hemen ulaşmak herkesin hakkıdır. Elra ile, görüntülü olarak online doktoruna, online terapi için psikoloğuna veya online diyetisyenine en geç 15 dakika içerisinde bağlanacaksın. Elra, 15 dakikayı garanti ediyor. Daha hızlı doktor randevusu yok. İşte siz bunu hak ediyorsunuz!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:1.      https://www.turkdiab.org/diyabet-hakkinda-hersey.asp?lang=TR&id=592.      Salas-Salvadó J, Martinez-González MÁ, Bulló M, Ros E. The role of diet in the prevention of type 2 diabetes. Nutr Metab Cardiovasc Dis. 2011 Sep;21 Suppl 2:B32-48. doi: 10.1016/j.numecd.2011.03.009. Epub 2011 Jul 13. PMID: 21745730.3.      E. Kaynarpunar, M Akman. Tip 2 Diyabetli Hastaların Beslenme Alışkanlıkları, Diyet Kalitesi ve Yeme Davranışlarının Değerlendirilmesi. Yıl 2021, Cilt 18, Sayı 40, 2615 - 2637, 01.08.2021
Devamını Oku
Beslenme
Laktoz Intoleransı Nedir?
Laktoz intoleransı, vücudunuzun sütü ve sütle yapılan yiyecekleri (süt ürünleri olarak adlandırılır) sindirmesini zorlaştıran bir durumdur.Normalde vücut, sütte bulunan şekerin ana formu olan laktozu parçalayan "enzim" adı verilen bir protein üretir. Laktoz intoleransı olan kişilerde vücut ya enzimi yeterince üretmez ya da enzim gerektiği gibi çalışmaz. Ayrıca gıda zehirlenmesi gibi bazı enfeksiyonlar enzime zarar verebilir. Ancak bu olursa, sorun genellikle birkaç hafta içinde ortadan kalkar. Neyse ki, laktoz intoleransı olan kişiler, sorunlarına yardımcı olması için bir enzim takviyesi alabilirler. Laktoz İntoleransının Belirtileri Nelerdir?Semptomlar sadece süt ürünleri yedikten sonra ortaya çıkmaktadır. Belirtiler:●Kramplar veya karın ağrısı (genellikle göbek deliğinin etrafında veya altında)●Şişkinlik (göbeğinizin havayla dolu olduğu hissi)●Gaz●İshal (genellikle hacimli, köpüklü ve sulu)●Kusma (bu çoğunlukla gençlerde olur) Laktoz İntoleransının Testi Var mı?Evet. Laktoz intoleransının neden olabileceği semptomlarınız varsa, doktorların yapabileceği 2 test vardır. Biri nefes testi, diğeri kan testi olan testler laktozu sindiremediğinizi gösterir. Doktorunuz veya hemşireniz, testiniz için nasıl hazırlanacağınızı size söyleyecektir. Testten önceki birkaç saat boyunca hiçbir şey yiyip içemezsiniz. Ayrıca, testten önce ilaçlarınızı değiştirmeniz veya bir süre sigarayı bırakmanız gerekebilir.●Laktoz hidrojen nefes testi – Bu test için içinde laktoz bulunan bir sıvı içersiniz. Daha sonra her 30 dakikada bir özel bir makineye nefesinizi veriyorsunuz. Makine ne kadar hidrojen soluduğunuzu ölçer. Laktoz intoleransı olan kişiler normalden daha fazla hidrojen üretecektir. ●Laktoz tolerans testi – Bu test için içinde laktoz bulunan bir sıvı içersiniz. Doktor veya hemşire, test başladığında ve 1 ve 2 saat sonra tekrar sizden kan örneği alacaktır. Laktozu içtikten sonra kanınızda şeker seviyesi düşükse, muhtemelen laktoz intoleransınız var demektir. Bir Doktora Görünmeli miyim?Evet. Laktoz intoleransınız olabileceğini düşünüyorsanız, doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz durumunuzu değerlendirip tanı ve tedavi açısından gerekli işlemlerin yapılmasını sağlayacaktır.  Laktoz İntoleransı Nasıl Tedavi Edilir?Tedavi, sorunun ne kadar şiddetli olduğuna bağlı olarak değişir. Ancak genel olarak tedavi şunları içerebilir:●Daha az süt ürünleri tüketmek●Süt ürünlerinin parçalanmasına yardımcı olacak bir enzim takviyesi almak Yediğim Süt Ürünleri Miktarını Nasıl Azaltabilirim?Süt içerdiğini bildiğiniz yiyecekleri azaltarak ancak kesmeyerek başlayabilirsiniz. Süt ürünleri öğünlerle birlikte tüketilmelidir. Süt ürünleri arasında süt, krema, dondurma, yoğurt, peynir ve tereyağı bulunmaktadır.  Doktorunuz veya hemşireniz, hangi gıdaların laktoz içerdiğini öğrenmek için bir beslenme uzmanıyla konuşmanızı önerebilir. Süt ürünlerine veya laktoza gerçekten duyarlıysanız, yediğiniz her şeyin üzerindeki etiketleri de okumanız gerekecektir. Mısır gevreği, hazır çorbalar ve salata sosları gibi şüphelenmeyeceğiniz yiyeceklere bazen süt veya laktoz eklenir. Laktoz önerebilecek herhangi bir şey için gıdaların içerik listesine bakmanız ve şu kelimeleri aramanız yararlı olacaktır: ●Süt, "süt yan ürünleri", "kuru süt tozu" ve "kuru süt katıları"●Laktoz●Peynir altı suyu (peynir altı suyu ekşimiş süttür)Bazı ilaçlar laktoz ile üretilse de, laktoz intoleransı olan çoğu insan ilaçlardaki çok küçük miktarları tolere edebilir. Kalsiyum veya D Vitamini Takviyesi Almalı mıyım?Bu, sütlü gıdalardan tamamen uzak durup durmadığınıza bağlıdır. Süt ve süt ürünlerinden tamamen uzak durursanız, doktorunuz size kalsiyum takviyesi önerebilir. Takviye almanız gerekip gerekmediğine karar vermek için D vitamini seviyeniz kontrol edilebilir.  Laktoz İntoleransı ile Gıda Alerjisi Aynı Şey midir?Hayır. Süt ve süt ürünlerine alerjisi olan insanlar var. Ancak süt alerjisinin semptomları genellikle laktoz intoleransının semptomlarından farklıdır. Alerji durumunda, vücut şekerden ziyade sütteki proteine ​​​​tepki verir. Ayrıca, alerjiler vücudun bağışıklık sistemi adı verilen enfeksiyonla mücadele sisteminin tepkisi sonucu olmaktadır.    Laktoz intoleransı mutlaka bir profesyonel tetkik değerlendirmesini gerektirir. Elra’nın mekandan bağımsız doktor muayenesi hizmetinden faydalanabilirsiniz. Elra’yı indirin ve online sağlık çözümleriyle tanışın! Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Doktorunuz, telefonun ucunda randevu için sizi bekleyecek!Bu yazıya arkadaşlarınızı etiketleyerek ve hatta bu yazıyı kendi sayfanızda da paylaşarak, Elra’nın mekandan bağımsız online doktor muayenesi hizmetinden tüm yakınlarınızın haberdar olmasını sağlayabilirsiniz.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Elra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://www.uptodate.com/contents/lactose-intolerance-the-basics?search=lactose%20intolerance&source=search_result&selectedTitle=2~150&usage_type=default&display_rank=2
Devamını Oku