Ana sayfaya dön
Blog Yazılarımız
Sağlıklı Yaşam
Eklem Ağrısı Neden ve Nasıl Olur?
Günlük yaşamın temposu içinde bazen farkında olmadan vücudumuza fazla yük bindiriyoruz. Özellikle sabahları yataktan kalkarken ya da gün sonunda merdiven çıkarken hissettiğimiz o sızılar… Evet, eklem ağrısından bahsediyoruz. Peki, bu ağrılar neden olur ve nasıl başa çıkabiliriz?Eklem Ağrısı Nedir?Eklem ağrısı, iki kemiğin birleştiği noktada – yani eklemde – hissedilen rahatsızlık, hassasiyet ya da acı hissidir. Diz, dirsek, kalça, omuz ve bilek gibi hareketli bölgelerde sıkça karşılaşılır. Zaman zaman hafif bir sızı şeklinde olabilirken, bazen hareket etmeyi bile zorlaştıracak kadar şiddetli olabilir.Eklem yapısının kısa tanımıEklem, iki veya daha fazla kemiğin bir araya geldiği ve hareketi mümkün kıldığı yapılardır. Eklem yüzeyleri genellikle kıkırdakla kaplıdır ve aralarında sinoviyal sıvı denen kayganlaştırıcı bir sıvı bulunur. Bu yapı sayesinde kemikler birbirine sürtmeden, yumuşak ve sorunsuz bir şekilde hareket edebilir. Ne var ki, bu sistemde bir bozulma olursa, ağrılar kaçınılmaz hale gelir.Eklem Ağrısının Belirtileri Nelerdir?Eklem ağrısının belirtileri kişiden kişiye değişebilir ama genellikle şu durumlarla karşılaşılır:●      Eklemde şişlik ve kızarıklık●      Hareket ederken zorlanma●      Eklemde sertlik (özellikle sabahları)●      Isı artışı (eklem sıcak hissedilebilir)●      Hareketsizlikte bile hissedilen ağrıEklem Ağrısının Nedenleri Nelerdir?Eklem ağrısının birçok sebebi olabilir. İşte en sık karşılaşılan nedenlerden bazıları:●      Romatizmal hastalıklar (Romatoid artrit, ankilozan spondilit)●      Osteoartrit (kireçlenme)●      Travmalar (darbe, burkulma, çıkık)●      Tendinit ya da bursit gibi yumuşak doku iltihapları●      Enfeksiyonlar (septik artrit)●      Gut hastalığı (ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi)●      Aşırı kullanım ya da tekrarlayan hareketlerRisk Faktörleri Nelerdir?Bazı kişiler, diğerlerine göre eklem ağrısına daha yatkın olabilir. İşte risk faktörleri:●      İleri yaş●      Aşırı kilo (eklemlere binen yük artar)●      Daha önce geçirilmiş eklem yaralanmaları●      Genetik yatkınlık●      Hareketsiz yaşam tarzı●      Ağır işlerde çalışmak ya da spor yapmakEklem Ağrısı Nasıl Teşhis Edilir?Teşhis süreci, hem hastanın hikayesini dinlemeyi hem de fiziksel muayeneyi içerir. Doktor, ağrının ne zamandır sürdüğünü, hangi eklemlerde olduğunu ve ne zaman arttığını sorar. Ardından şu yöntemlere başvurulabilir:●      Kan tahlilleri (iltihap düzeyleri, romatizmal testler)●      Röntgen●      MR ya da BT (özellikle detaylı görüntüleme gerekliyse)●      Eklem sıvısı analizi (şüpheli durumlarda)Eklem Ağrısı Nasıl Tedavi Edilir?Tedavi, ağrının nedenine göre değişir. En yaygın tedavi yöntemleri şunlardır:●      İlaç tedavisi: Ağrı kesiciler, anti-enflamatuvar ilaçlar ya da romatizmal hastalıklar için özel ilaçlar●      Fizik tedavi: Kasları güçlendirmek ve eklemi desteklemek için●      Egzersiz: Düşük tempolu yürüyüş, yüzme ya da yoga gibi eklemi zorlamayan hareketler●      Soğuk-sıcak uygulamaları●      Eklem içine enjeksiyonlar (kortizon ya da hyaluronik asit)●      Ciddi vakalarda cerrahi müdahale (örneğin protez ameliyatı)Eklem Ağrısından Korunma Yolları Nelerdir?Her zaman tedavi etmek değil, korumak daha kolay ve etkilidir. Eklem sağlığınızı korumak için:●      İdeal kilonuzu koruyun●      Egzersizi hayatınızın bir parçası haline getirin●      Otururken ve çalışırken duruşunuza dikkat edin●      Uzun süre aynı pozisyonda kalmamaya özen gösterin●      Gerekirse eklem dostu beslenme (omega-3, D vitamini, kalsiyum) alışkanlıkları kazanınHangi Durumda Doktora Başvurulmalı?Her eklem ağrısı için hemen doktora koşmak gerekmez ama bazı durumlarda vakit kaybetmeden bir uzmana görünmek şarttır:●      Ağrı uzun süredir geçmiyorsa (özellikle 1 haftadan uzun sürüyorsa)●      Eklemde ciddi şişlik, kızarıklık ya da sıcaklık varsa●      Hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız●      Ateşle birlikte seyreden ağrılar varsa●      Geceleri sizi uykudan uyandıracak kadar şiddetliyseBir darbe ya da yaralanmadan kaynaklanmayan bir eklem ağrısın çekiyorsanız, üç gün boyunca ağrı devam ettiyse bir doktora muhakkak görünün. Bir ay içerisinde eklem semptomlarınızda tekrarlayan alevlenmeler oluyorsa de doktora görünün (1).Unutmayın, vücudunuzun size verdiği sinyalleri dinlemek en iyi tedavinin ilk adımıdır. Eklem ağrısı hayat kalitenizi etkilemeden önce önlem almak her zaman daha kolaydır.Hastalığın nerden geleceğini veya ne zaman nüksedeceğini bilemezsiniz ama Elra, online muayene imkanını size sunarak erken tanı ve tedavi konusunda hep elinizin altında olacak. Siz de Elra’ya kaydolun ve artık sağlığınıza hükmedin!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://www.keckmedicine.org/blog/when-you-should-see-a-doctor-about-joint-pain/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Döküntülü Hastalıkların Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
Çoğu zaman cildinizdeki alarmın ilk sinyali olan döküntülü hastalıklar hakkında bilmemiz gereken önemli detaylar olabilir.Cilt döküntüleri, alerjilerden zehirli sarmaşık hastalığına ve ısıya karşı olumsuz reaksiyona kadar birçok farklı tıbbi rahatsızlığın belirtisi olmaktadır (1).Döküntülü Hastalık Nedir?Döküntülü hastalıklar, cilt yüzeyinde oluşan kızarıklık, kabarıklık, kaşıntı, kabuklanma ya da kabarcıklarla kendini gösteren cilt problemleridir. Bu tür hastalıklar genellikle vücudun bağışıklık sisteminin bir tepkisi olarak ortaya çıkar ve çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubunda görülebilir.Döküntülü Hastalıklara Neden Olan Başlıca Faktörler Nelerdir?Döküntülü hastalıklara neden olan faktörlerin başında gelenler;1. Viral enfeksiyonlar- Kızamık, suçiçeği, kızamıkçık ve beşinci hastalık gibi çocukluk çağı hastalıkları döküntülerle birlikte seyredebilir.- Genellikle ateş, halsizlik ve vücut ağrıları eşlik edebilir.2. Bakteriyel enfeksiyonlar- Streptokok bakterileri tarafından oluşturulan kızıl hastalığı gibi enfeksiyonlar döküntüye yol açabilir.- Enfeksiyonun türüne göre boğaz ağrısı, yüksek ateş gibi belirtiler eşlik edebilir.3. Alerjik reaksiyonlar- İlaçlar, yiyecekler, polen, hayvan tüyleri veya ciltle temas eden maddelere karşı gelişebilir.- Ciltte kaşıntılı kabarıklıklar (ürtiker) en yaygın belirtileri arasındadır.4. Otoimmün hastalıklar- Lupus, sedef hastalığı gibi bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı hastalıklarda da döküntüler oluşabilir. Genellikle sistemik belirtilerle birlikte seyreder.Döküntülü Hastalıklarda Görülen Belirtiler Nelerdir?- Kızarıklık- Kaşıntı- Şişlik veya kabarıklık- Su dolu kabarcıklar- Pul pul dökülme- Ağrı veya yanma hissiBelirtilerin türü ve şiddeti hastalığın nedenine göre değişiklik gösterebilir.En Sık Görülen 7 Döküntülü Hastalık Hangileridir?- Suçiçeği (Varisella)- Kızamık- Kızamıkçık- Beşinci hastalık- Egzama (atopik dermatit)- Ürtiker (kurdeşen)- Zona (herpes zoster)Döküntülü Hastalıkların Teşhis ve Tanısı Nasıl Yapılır?Hastalığın şiddetine ve doktorun tercihine göre birkaç farklı teşhis ve tanı yöntemi kullanılabilir.1-Fizik muayene: Döküntünün görünümüne göre ilk değerlendirme yapılır.2-Kan testleri: Fiziki muayene yeterli olmadığında doktor isteği ile enfeksiyon varlığı veya otoimmün bir hastalık olup olmadığını belirlemek için.3-Alerji testleri: Fiziki muayene ve kan testleri sonunda yeterli bulgu elde edilemediğinde alerji testi yapılır.4-Biyopsi: Doktorun teşhisine göre cilt dokusundan örnek alınıp laboratuvarda incelemesi yapılır.Döküntülü Hastalıkların Tedavi Yöntemleri Nelerdir?Viral, bakteriyel ve alerjik durumlara göre farklılık göstermektedir.Viral hastalıklarda tedavi yöntemleri -Döküntünün şiddetine uygun olarak antiviral ilaçlar kullanılır.-Döküntü belirtilerine göre ateş düşürücüler, bol sıvı alımı, istirahat önerilebilir.-Ciltteki kaşıntıyı azaltmak için losyonlar önerilebilir.Bakteriyel hastalıklarda tedavi yöntemleri Bakteriyel sepsis ve meningokoksemi gibi hastalıklarda antibiyotik tedavisi ile birlikte ağrı kesici ve ateş düşürücüler duruma göre kullanılabilir.Alerjik durumlarda doktorun teşhisine göre antihistaminik ilaçlar, kortizonlu kremler ve tetikleyici unsurlardan (gıda, hayvan, bitki vb.) kaçınma tavsiye edilecektir.Cilt hastalıklarını önleyici tedbirlerin arasında en önemli unsur cilt bakımının düzenli bir şekilde yapılması olacaktır. Hastanın hayat tarzı olarak düzenli bir şekilde ılık su ile duş alması ve nazik temizleyiciler kullanması bu açıdan önemlidir. Bunun yanında günlük nemlendirici kullanımı, dar kıyafetlerden kaçınma ve olabildiğince güneş ışığından korunma cilt hastalıklarında önleyici rol oynayacaktır.Döküntü Ne Zaman Tehlikeli Olur?Döküntülü hastalıkların seyri ve şiddeti tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Özellikle yüksek ateşle birlikte ani başlayan döküntüler, bu döküntüyle birlikte solunum güçlüğü çekilmesi, gözlerde iltihap, şiddetli baş ağrısı ve morarma şeklinde döküntüler görülebilir.Bu belirtilere sahip hasta için acil tıbbi müdahale gerekebilir. Bu durumdaki hastanın en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir.Hastaneye gitmeden dakikalar içerisinde hastalığınla ilgili bilgi almak istersen Elra online ile doktoruna bağlanarak döküntünün fotoğrafını paylaşabilirsin.ONLINE DOKTORUN SANA DAHA DOĞRU BİR DEĞERLENDİRME YAPABİLMESİ İÇİN:- Döküntünün açık ve net bir fotoğrafını çek.- Dilersen döküntünün yayılma süreci, kaşıntı olup olmadığı, ateş gibi eşlik eden belirtileri de görüntülü görüşme esnasında aktar.Görüşme sırasında doktorun, döküntünün süresi, eşlik eden belirtiler, kullanılan ilaçlar veya alerji geçmişinle ilgili sorular sorması olasıdır. Açık ve detaylı bilgi vermen, teşhisi kolaylaştırır. Teşhis ve tedavi önerisi almalısın. Doktor, döküntünün nedenine göre sana reçetesiz veya reçeteli ürünler önerebilir. Eğer ciddi bir durum söz konusuysa seni yüz yüze muayene için en yakın sağlık kuruluşuna yönlendirmelidir.Döküntünün sebebi psikolojik de olabilir fizyolojik de olabilir. Eğer doktoruna veya psikologuna hemen ihtiyacın varsa, sağlık raporuna ikinci bir uzman görüşü almak istiyorsan, ilaçlarını da evinden çıkmadan yazdırmak istiyorsan, Elra uygulamasını hemen kullanmaya başlamalısın.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://www.uchealth.org/diseases-conditions/skin-rashes/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Kulak Ağrısı Neden Olur, Nasıl Geçer ve Ne Zaman Doktora Gitmelisiniz?
Kulak ağrısı, aniden ortaya çıktığında veya uzun süredir devam ettiğinde oldukça rahatsız edici olabilir. Basit bir tıkanıklıktan kaynaklanabileceği gibi ciddi bir enfeksiyonun da habercisi olabilir. Kulak ağrısı ve kulak sızısı, özellikle çocuklarda yaygındır. Bu süreç ağrılı olabilir, ancak genellikle ciddi bir durumun belirtisi değildir (1).Peki, kulak ağrısı neden olur? Evde nasıl hafifletilebilir? Ve en önemlisi, ne zaman bir doktora görünmek gerekir?Bu yazıda kulak ağrısının nedenlerini, tedavi yöntemlerini ve kulak sağlığınızı korumak için alabileceğiniz önlemleri ele alacağız. Kulak Ağrısının Yaygın Nedenleri Nelerdir?Kulak ağrısı, tek bir sebepten kaynaklanmaz. Bazen bir enfeksiyon bazen de dış etkenler kulağımızda ağrıya neden olabilir. İşte en sık karşılaşılan nedenler:1. Orta kulak enfeksiyonuÖzellikle çocuklarda yaygın olarak görülen orta kulak enfeksiyonu (otitis media), bakteri veya virüslerin neden olduğu bir iltihaplanmadır. Soğuk algınlığı, grip veya sinüzit gibi hastalıklar orta kulakta sıvı birikmesine yol açarak enfeksiyona sebep olabilir. Belirtileri arasında kulak ağrısı, işitme kaybı, ateş ve kulakta dolgunluk hissi bulunur.2. Dış kulak yolu enfeksiyonu (yüzücü kulağı)Kulak kanalına giren su, nemli bir ortam yaratarak bakteri ve mantarların çoğalmasına sebep olabilir. Bu durum özellikle havuz ve deniz suyuna maruz kalan kişilerde daha sık görülür. Kaşıntı, kızarıklık ve kulakta şiddetli ağrı belirtiler arasındadır.3. Kulak kiri birikmesiKulak kiri (serumen), kulağımızı dış etkenlerden koruyan doğal bir salgıdır. Ancak zamanla birikerek işitme kaybına, basınç hissine ve ağrıya yol açabilir. Kulak çubuklarının yanlış kullanımı, kiri daha derine iterek tıkanıklığa neden olabilir.4. Basınç değişiklikleriUçak yolculuğu, dalış veya yüksek irtifa değişiklikleri sırasında kulak içindeki hava basıncı değişebilir. Bu, kulakta geçici bir ağrı ve tıkanıklık hissi yaratabilir. Genellikle yutkunmak, sakız çiğnemek veya esnemek bu sorunu hafifletir.5. Diş ve çene problemleriÇene eklemi rahatsızlıkları, diş apseleri veya gömülü dişler kulak ağrısına neden olabilir. Çene hareketleriyle artan bir ağrınız varsa, sebep kulak değil çene kaynaklı olabilir.6. Sinüzit ve üst solunum yolu enfeksiyonlarıSinüslerdeki tıkanıklık ve iltihaplanma kulaklara baskı yaparak ağrıya sebep olabilir. Grip veya soğuk algınlığı sonrası kulak ağrısı yaşamanızın nedeni de genellikle budur. Kulak Ağrısını Hafifletmenin Yolları Nelerdir?Kulak ağrısını geçirmek için uygulayabileceğiniz bazı basit yöntemler şunlardır:●     Sıcak kompres uygulayın: Kulak çevresine sıcak bir havlu veya bez koyarak ağrıyı hafifletebilirsiniz.●     Bol su için: Vücut sıvı dengesi sağlandığında, kulaktaki basınç ve tıkanıklık azalabilir.●     Nazikçe kulak temizliği yapın: Kulak çubuklarından kaçının, bunun yerine doktor onaylı kulak damlaları kullanabilirsiniz.●      Dinlenin ve bağışıklığınızı destekleyin: Enfeksiyon kaynaklı kulak ağrıları için vücudunuzu dinlendirmek iyileşme sürecini hızlandırabilir.Bu yöntemler hafif ve geçici kulak ağrıları için etkilidir. Ancak ağrınız geçmiyorsa veya şiddetleniyorsa doktora başvurmanız gerekir. Kulak Ağrısı İçin Ne Zaman Doktora Gitmelisiniz?Bazı durumlarda kulak ağrısı ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olabilir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri varsa vakit kaybetmeden bir uzmana danışmalısınız:Kulak ağrısı üç günden uzun süredir devam ediyorsaKulaktan sarı, beyaz veya kanlı akıntı geliyorsaİşitme kaybı veya kulakta sürekli bir uğultu varsaBaş dönmesi ve denge kaybı yaşıyorsanızYüksek ateş, titreme veya şiddetli baş ağrınız varsaBu belirtiler, kulak enfeksiyonu veya daha ciddi bir sağlık sorununun işareti olabilir. Özellikle çocuklarda kulak enfeksiyonları hızla ilerleyebildiğinden, erken teşhis ve tedavi büyük önem taşır. Kulak Ağrısı İçin Doktora Gitmeye Vaktiniz Yoksa?Günlük yoğunluk içinde doktora gitmek bazen zor olabilir. Neyse ki, artık online doktor görüşmeleri sayesinde bulunduğunuz yerden hızlı ve güvenli bir şekilde bir uzmana danışabilirsiniz. Günden güne, kameralı mobil cihazları üzerinden görüntülü olarak online muayene olan Kulak ağrınızın nedenini öğrenmek, gerekli tedavi planını almak ve reçete yazdırmak için hemen online doktor randevunuzu oluşturun! Elra uygulamasını akıllı cihazınıza indirip üye olun ve artık yepyeni, daha sağlıklı bir hayata sahip olun. Elra yanınızda, sağlık cebinizde…#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Elra Online Sağlık Hizmetleri Kaynak:https://www.nhs.uk/symptoms/earache/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Boğaz Ağrısına Son
Boğaz ağrısı, genellikle boğazdaki iltihaplanma veya tahriş nedeniyle oluşur. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir ve bu nedenler genellikle viral, bakteriyel ya da çevresel faktörlerden kaynaklanabilir.Yale Tıp Fakültesi iç hastalıkları uzmanı Dr. Alissa Chen, "Boğaz ağrısı aslında bir semptomdur, bir teşhis değil. Nasıl hissettirdiği, nedenine bağlı olabilir ve herkes bunu biraz farklı deneyimleyecektir" ifadesini kullanmaktadır (1). Boğaz Ağrısının Nedenleri Nelerdir?1. Viral enfeksiyonlar:  - Soğuk Algınlığı ve Grip: Soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları, boğazda ağrı ve gıcık hissi yaratabilir. Bu enfeksiyonlar genellikle viral kaynaklıdır ve boğazdaki iltihaplanmaya yol açar.  - Mononükleoz: Epstein-Barr virüsünün neden olduğu bu hastalık, boğazda ciddi ağrı ve şişliklere neden olabilir.  - Kızamık ve Covid-19: Bazı virüsler, boğazda enfeksiyona yol açabilir ve ağrıyı artırabilir.2. Bakteriyel enfeksiyonlar:  - Streptokokal Boğaz Enfeksiyonu: Boğaz ağrısının yaygın bakteriyel nedenlerinden biri streptokok bakterisidir. Bu enfeksiyon, genellikle yüksek ateş, yutkunmada zorluk ve boğazda kızarıklık ile birlikte olur.  - Tonsillit: Bademciklerin iltihaplanması da boğaz ağrısına yol açabilir.3. Alerjik reaksiyonlar:- Polen, toz, hayvan tüyleri gibi alerjenlere karşı duyarlılığı olan kişilerde, boğazda kuruluk, kaşıntı ve ağrı gibi şikayetler olabilir. Alerjik reaksiyonlar boğazın iltihaplanmasına neden olabilir.4. Asidik reflü  - Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması, boğazda yanma ve ağrıya neden olabilir. Bu durum, özellikle yemeklerden sonra daha belirgin hale gelir.5. Çevresel faktörler:  - Kuruluk: Soğuk hava, düşük nem oranı veya aşırı sıcak ortamlar boğazın kurumasına yol açabilir. Bu da boğazda tahrişe ve ağrıya neden olabilir.  - Sigara ve Hava Kirliliği: Sigara içmek veya kirli havada bulunmak, boğazda tahrişe ve ağrıya yol açabilir.  - Aşırı Ses Kullanımı: Bağırmak, uzun süre yüksek sesle konuşmak veya şarkı söylemek, boğazda kasların yorulmasına ve ağrıya neden olabilir.6. Tümörler veya kanser:  - Nadir de olsa, boğaz ağrısı daha ciddi bir durumu işaret ediyor olabilir. Boğazda kanser gibi hastalıklar, ağrıyı tetikleyebilir. Bu durumda genellikle ağrı kronikleşir ve başka semptomlar da görülebilir.7. Boğazın zorlanması ve travma:  - Yutkunma sırasında aşırı zorlanma, sert bir yiyecek yutma veya boğazın fiziksel olarak tahriş olması, ağrıya neden olabilir.8. Enfekte olmamış diğer durumlar:- Sinüzit: Sinüslerin iltihaplanması bazen boğaz ağrısı gibi semptomlar gösterebilir.- İmmün Sistemi Zayıf Olanlar: Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha kolay enfeksiyon gelişebilir, bu da boğaz ağrısına yol açabilir.Sonuç olarak boğaz ağrısı genellikle kısa süreli ve viral enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıksa da, bazı durumlarda daha ciddi bir sağlık probleminin belirtisi olabilir. Eğer boğaz ağrısı uzun süre devam ederse, yüksek ateş, zor yutkunma veya şiddetli ağrı gibi diğer belirtilerle birlikte görülürse, bir doktora başvurmak önemlidir. Boğaz Ağrısını Tedavi Etmek İçin Kullanılan Yöntemler Nelerdir?Boğaz ağrısı tedavisi, ağrının nedenine bağlı olarak değişebilir. Genellikle evde uygulanabilecek bazı tedavi yöntemleri ile hafifletilebilirken, ciddi enfeksiyonlar veya başka sağlık sorunları durumunda tıbbi müdahale gerekebilir. İşte boğaz ağrısını hafifletmek ve tedavi etmek için kullanılabilecek bazı yöntemler:1. Sıcak tuzlu su ile gargaraSıcak tuzlu su ile gargara yapmak, boğazdaki iltihaplanmayı ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir. Tuzlu su, boğazdaki bakterileri öldürmeye ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olur.Nasıl Yapılır:- Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz ekleyin.- Bu karışımı ağzınızda çalkalayarak boğazınızı gargara yapın.- Bu işlemi günde birkaç kez tekrarlayabilirsiniz.2. Bol sıvı tüketmekSu, bitki çayları, sıcak et suyu gibi sıvılar, boğazın nemlenmesine yardımcı olur ve ağrıyı hafifletir. Ayrıca, vücudunuzu nemli tutmak, enfeksiyonla savaşmada yardımcı olabilir.İdeal Sıvılar:- Ilık su- Zencefil çayı- Papatya çayı- Limonlu bal karışımı3. Bal ve limonBal, doğal bir antioksidan ve antibakteriyel özelliğe sahipken, limon boğazdaki tahrişi yatıştırmaya yardımcı olabilir. Bu karışım hem rahatlatıcı hem de bağışıklık sistemini güçlendirici özellikler taşır.Nasıl Yapılır:- Bir çay kaşığı balı bir bardak ılık suya ekleyin.- Birkaç damla limon suyu ekleyerek karıştırın.- Bu karışımı günde birkaç kez içebilirsiniz.4. Boğaz pastilleri veya spreylerEczanelerde bulunan boğaz pastilleri veya spreyler, boğazdaki ağrıyı geçirmeye ve tahrişi yatıştırmaya yardımcı olabilir.5. Sıcak kompres uygulamakSıcak bir kompres, boğazdaki kasları rahatlatabilir ve ağrıyı azaltabilir. Sıcak su torbası veya ılık bir havlu ile boyun bölgenize kompres uygulamak rahatlatıcı olabilir.6. Ihlamur veya papatya çayı içmekIhlamur ve papatya gibi bitkiler, boğazın rahatlamasına yardımcı olabilir. Bu bitkiler anti-inflamatuar özelliklere sahiptir ve sakinleştirici etkileriyle bilinirler.Nasıl Yapılır:- Bir fincan sıcak suya bir tutam papatya veya ıhlamur ekleyin.- 10-15 dakika demledikten sonra içebilirsiniz.7. Nemli hava solumak Boğazdaki kuruluğu ve tahrişi hafifletmek için buhar terapisi faydalı olabilir. Sıcak buhar, burun ve boğazdaki mukusu gevşetir, bu da ağrıyı hafifletir.Nasıl Yapılır:- Bir kabı sıcak suyla doldurun.- Başınızı kabın üzerine eğin ve bir havluyla başınızı örtüp buharı soluyun.- Alternatif olarak, bir buhar makinesi veya nemlendirici de kullanılabilir.8 Sesinizi dinlendirmekBoğaz ağrısı bazen aşırı ses kullanımı, bağırma veya uzun süre konuşma sonucu gelişebilir. Eğer ağrınızın nedeni bu ise, sesinizi dinlendirmek, boğazınızdaki baskıyı azaltabilir.9. Ağız yoluyla alınan ağrı kesicilerAğrı kesiciler, boğazdaki ağrıyı hafifletebilir.10. Boğazı koruyucu önlemler- Sigara içmekten kaçının çünkü sigara, boğazı daha da tahriş edebilir.- Havanın kuru olduğu yerlerde nemlendirici kullanın.- Aşırı soğuk ve sıcak yiyeceklerden kaçının, ılık yemekler tercih edin. Ne Zaman Elra Online Doktora Başvurulmalı?Boğaz ağrısı genellikle kısa süreli ve viral bir enfeksiyon sonucu ortaya çıkar, ancak bazı durumlarda bir doktora başvurulması gerekir. Aşağıdaki durumlarda bir sağlık profesyoneline danışmak önemlidir:- Ağrı 1 hafta veya daha uzun sürerse.- Şiddetli ateş (39°C veya daha yüksek) varsa.- Yutkunma güçlüğü veya nefes alma zorluğu varsa.- Boğazda iltihaplı beyaz lekeler, şişlik veya kanama varsa.- Boğaz ağrısı şiddetli baş ağrıları veya vücut ağrılarıyla birlikteyse.Tüm bunlara baktığımızda boğaz ağrısı genellikle geçici bir durumdur ve çoğu zaman evde uygulanan basit tedavi yöntemleri ile rahatlatılabilir. Ancak, ağrı uzun sürerse veya şiddetlenirse, altta yatan başka bir sağlık sorunu olabileceği için bir doktora başvurulması gerekebilir. Hastanede sıra beklemeden randevusuz bir şekilde Elra online doktor çok daha kolay. Elra uygulamasını telefonuna veya tabletine indirebilir ya da elrasaglik.com üzerinden sisteme bağlanabilirsiniz. Gün içinde doktorunuz yanınızda olsun.Sihir değil, Elra!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://www.yalemedicine.org/news/three-things-to-know-about-sore-throat
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Egzama Nedenleri ve Önlemleri
Egzama, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen kronik bir cilt hastalığıdır.Egzama Bulaşıcı mıdır?Egzama bulaşıcı değildir. Bu hastalığı başkasından "kapamazsınız". Egzamanın kesin nedeni bilinmemekle ve kişiden kişiye değişebilmekle birlikte uzmanlar, insanların genler ve çevresel etkiler arasındaki etkileşim nedeniyle egzamaya yakalandıklarını bildiriyor (1).Egzama Nedenleri ve Önlemleri Nelerdir?Ciltte kuruluk, kaşıntı, kızarıklık ve iltihaplanma gibi semptomlarla kendini gösteren bu rahatsızlık, çevresel ve genetik faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkar. Geleneksel yöntemlerle egzama tedavisi için dermatologlara başvurmak gerekse de, günümüzde online doktor görüşmesi sayesinde bu süreci daha kolay ve erişilebilir hale getirmek mümkündür.Bu yazıda, egzamanın nedenleri ve günlük hayatta alınabilecek önlemleri ele alacağız.Egzamanın Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir?Egzamanın ortaya çıkmasının ardında birçok faktör bulunur. Genetik yatkınlık, bağışıklık sistemi hassasiyeti, çevresel etmenler ve stres gibi unsurlar hastalığın gelişiminde büyük rol oynar.           •          Genetik Faktörler: Ailede egzama, astım veya alerjik rinit gibi hastalıklar varsa, egzama gelişme riski daha yüksektir.           •          Bağışıklık Sistemi Sorunları: Cilt bariyerinin zayıf olması, dış etkenlere karşı daha hassas hale gelmesine neden olabilir.           •          Kimyasal ve Tahriş Edici Maddeler: Deterjanlar, sabunlar, parfümler, alkol bazlı ürünler gibi kimyasallar egzama semptomlarını artırabilir.           •          Hava Koşulları: Soğuk ve kuru hava cildin nem kaybetmesine neden olurken, aşırı sıcak ve terleme de egzama semptomlarını kötüleştirebilir.           •          Stres ve Psikolojik Faktörler: Yoğun stres, ciltteki iltihaplanma seviyesini artırarak egzama alevlenmelerine neden olabilir.           •          Besin Alerjileri: Süt, yumurta, fındık, glüten gibi bazı gıdalara duyarlılığı olan bireylerde egzama şikayetleri artabilir.Egzamayı Önlemek İçin Günlük Hayatta Alınabilecek Önlemler Nelerdir?Egzamanın kesin bir tedavisi olmasa da, semptomları hafifletmek ve hastalığın kontrol altına alınmasını sağlamak için bazı önlemler alınabilir:1. Cilt Bakımı ve Hijyen           •          Düzenli olarak nemlendirici kullanın. Cilt bariyerini koruyarak tahrişi önleyen kremler tercih edilmelidir.           •          Sıcak su yerine ılık su kullanarak duş alın. Sıcak su cildin kurumasına neden olabilir.           •          Sabun ve temizlik ürünlerinde hipoalerjenik seçenekler tercih edin.2. Doğru Beslenme ve Bağışıklık Sistemi Desteği           •          Egzamayı tetikleyen gıdalardan kaçının. Gıda alerjilerini belirlemek için bir diyet günlüğü tutabilirsiniz.           •          Omega-3 bakımından zengin besinler tüketin. Balık, ceviz ve keten tohumu gibi besinler cilt sağlığı için faydalıdır.3. Stres Yönetimi ve Uyku Düzeni           •          Meditasyon ve nefes egzersizleri yapın. Stresin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilirsiniz.           •          Düzenli uyuyun. Kaliteli uyku bağışıklık sistemini güçlendirdiği için egzama semptomlarını hafifletebilir.4. Çevresel Faktörlere Karşı Korunma           •          Evinizi düzenli havalandırın. Toz, küf ve polen gibi alerjenleri en aza indirmek için temizlik yaparken hipoalerjenik ürünler kullanabilirsiniz.           •          Nemlendirici cihazlar kullanın. Özellikle kış aylarında hava kuruluğunu dengelemek için idealdir.           •          Pamuklu kıyafetler giyin. Sentetik ve yünlü kumaşlar cildi tahriş edebilir.Online Sağlık Hizmetleri ile Egzama Yönetimi Daha mı Kolay?Egzama, genetik ve çevresel faktörlerden kaynaklanan kronik bir cilt hastalığıdır. Günlük hayatta alınabilecek önlemlerle semptomlar hafifletilebilir, ancak hastalığın yönetimi için düzenli doktor kontrolü ve kişiselleştirilmiş tedavi planları büyük önem taşır.Dijital sağlık hizmetlerinden yararlanarak egzamanızı daha iyi yönetebilir, doğru tedaviye daha hızlı ulaşabilirsiniz. Eğer egzama belirtileri yaşıyorsanız, bir online doktora danışarak süreci daha konforlu bir şekilde yönetebilirsiniz.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://nationaleczema.org/eczema/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Akneyle Mücadelede Adım Adım
Akne, çoğumuzun hayatının bir döneminde karşılaştığı, can sıkıcı ama çözümü olan bir cilt sorunu. Eğer akneyle mücadele ederken hangi adımları izleyebileceğinizi merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz!Sivilcelerin birçok nedeni vardır ve tedavi herkes için farklı olacaktır. Neyse ki, tedavi sırasında yardımcı olacak evde uygulayabileceğiniz bazı kişisel bakım adımları bulunmaktadır (1).Akneyle Nasıl Mücadele Edebilirim?Hadi, akneyle mücadelede size yardımcı olacak 10 temel adımı birlikte keşfedelim.1- Cilt tipinizi tanıyınHer şeyden önce, cildinizi tanımak akneyle mücadelede temel adımdır.           •          Yağlı cilt: Parlaklık, geniş gözenekler ve sık sivilce eğilimi gösterebilir.           •          Kuru cilt: Pul pul dökülebilir, hassasiyet gözlemlenebilir.           •          Karma cilt: Alnınız ve burun bölgeniz yağlı iken, yanaklarınız daha kuru olabilir.Kendi cilt tipinizi öğrendikten sonra, ona uygun bakım ürünlerini seçerek cildinizin ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilirsiniz.2- Doğru temizlik rutini oluşturunCildinizi düzenli olarak temizlemek, akne oluşumunu önlemenin anahtarıdır.           •          Sabah ve akşam, cilt tipinize uygun nazik bir temizleyici kullanın.           •          Kir, makyaj ve çevresel kirleticileri tamamen temizlemek için yüzünüzü iyice yıkayın.Temiz bir cilt, hem gözeneklerin tıkanmasını engeller hem de cildin doğal yenilenme sürecini destekler.3- Tonik ve peeling ile gözeneklerinizi açınTemizlik sonrasında cildinizde kalan kalıntıları gidermek için tonik ve peeling ürünlerini kullanın.           •          Tonik: Cildin pH dengesini düzenleyerek gözenekleri sıkılaştırır.           •          Peeling: Haftada 1-2 kez yapacağınız nazik peeling, ölü deri hücrelerini temizler ve cildinizin yenilenmesine yardımcı olur.Bu adımlar, cildinizin nefes almasını sağlayarak akneye zemin hazırlayan faktörleri azaltır.4- Salisilik asit ve doğru içerikli ürünler kullanınSalisilik asit, akneyle mücadelede en sık tercih edilen içeriklerden biridir.           •          Ölü deri hücrelerinin atılmasına yardımcı olur ve gözeneklerin tıkanmasını önler.           •          Ürün seçerken, cildinizin hassasiyetine uygun formülleri tercih etmek, tahrişi azaltır.Doğru içerikli ürünler, cildinizde istenmeyen reaksiyonların önüne geçerek daha sağlıklı bir görünüm kazandırır.5- Sivilceleri sıkmamaya özen gösterinAkneyle mücadelede en zorlayıcı anlardan biri sivilceleri sıkma isteğidir.           •          Sıkmak, iltihaplanmaya, iz ve yara oluşumuna yol açabilir.           •          Sivilcelerinizin doğal iyileşme sürecine zaman tanımak, uzun vadede cilt sağlığınız için en iyisidir.Unutmayın; cildinize dokunmak yerine, uzmanların önerdiği tedavi yöntemlerine sadık kalın.6- Cildinizi nemlendirinNemlendirme, cilt bariyerinizi güçlendiren ve akne oluşumunu tetikleyen etkenleri dengeleyen önemli bir adımdır.           •          Cilt tipinize uygun, hafif ve yağsız nemlendiriciler tercih edin.           •          Düzenli kullanım, cildinizin nem dengesini koruyarak aşırı yağ üretimini kontrol altına alır.Doğru nemlendirme, cildinizin daha pürüzsüz ve canlı görünmesine yardımcı olur.7- Güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmeyinGüneş ışınları, cildinizde ekstra yağ üretimine ve akneye davetiye çıkaran faktörlere neden olabilir.           •          Güneş koruyucu ürünler, cildinizi hem zararlı UV ışınlarından hem de aşırı ısıdan korur.           •          Günlük olarak kullanmanız, cilt sağlığınız üzerinde olumlu etkiler yaratır.Dışarıda geçireceğiniz zamanlarda mutlaka SPF içeren bir ürün kullanmayı unutmayın.8- Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı benimseyinCilt sağlığı, dışarıdan uygulanan ürünlerin yanı sıra içerden gelen beslenme alışkanlıklarıyla da yakından ilişkilidir.           •          Taze meyve ve sebze, cildinize doğal vitamin ve antioksidan sağlar.           •          Bol su içmek, cildinizin nem dengesini korur.           •          Düzenli uyku ve stres yönetimi, hormon dengesinin korunmasına katkı sağlar.Fast food ve aşırı şeker tüketiminden uzak durmak, cildinizin daha temiz ve sağlıklı görünmesine yardımcı olur. 9- Her tedavi yöntemini körü körüne uygulamayınSosyal medya, arkadaş çevresi ya da çeşitli internet sitelerinde duyduğunuz akne tedavi yöntemleri her zaman sizin cildinize uygun olmayabilir.           •          Cildinizin yapısı ve ihtiyaçları kişiye özeldir.           •          Uzmanlar, cildinizi değerlendirip size en uygun ürün ve tedavi yöntemini önerecektir.Kendi cilt yapınızı bilmek ve uzman görüşlerine öncelik vermek, istenmeyen yan etkilerden kaçınmanıza yardımcı olur.10- Bir uzmana danışınModern teknolojinin sunduğu en büyük avantajlardan biri, online doktor görüşmeleridir.           •          Evinizin rahatlığında, video veya mesaj yoluyla cildinizin durumunu anında değerlendirebilir, size özel tedavi planını öğrenebilirsiniz.           •          Uzman desteğiyle, cilt problemlerinizde doğru ürünleri ve yöntemleri seçmeniz çok daha kolay hale gelir.           •          Online doktor görüşmesi sayesinde, uzun randevu bekleme süreleriyle uğraşmadan hızlıca bilgi alabilirsiniz.Eğer akneyle mücadelede nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, ilk adım olarak online doktor görüşmesi yapmayı deneyin. Bu sayede, cildinize dair tüm sorularınıza uzmanlardan yanıt alabilir, güvenilir ve kişiselleştirilmiş önerilerle akne probleminizi kontrol altına alabilirsiniz.Akneyle mücadelede bu 10 basit adımı uygulayarak cildinize gereken özeni gösterebilir, kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Unutmayın, cildinizin durumu kişiye özeldir ve en doğru bilgiyi her zaman bir uzmandan almanız gerekir. Online doktor görüşmesi, size evinizin konforunda güvenilir destek sunarak sağlıklı ve pürüzsüz bir cilt yolculuğunda yanınızda olacaktır.Sağlıklı ve mutlu günler dileriz!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://www.aad.org/public/diseases/acne/skin-care/tips
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Ciltteki Kırmızı Savaş: Sedef Hastalığı Nedir ?
Sedef hastalığı, ciltte iltihaplanmaya, kızarıklığa ve pul pul dökülmelere yol açan, kronik (uzun süreli) bir cilt hastalığıdır. Cilt hücrelerinin hızla çoğalması sonucu cilt yüzeyinde fazla hücre birikir ve bu birikim, genellikle vücutta belirli alanlarda pullanmalara, çatlamalara ve kanamalara yol açar. Sedef, özellikle dirseklerde, dizlerde, saçlı deride ve belde görülür.Hastalığın kesin tedavisi bulunmamaktadır. Ancak, uygun tedavi ile kontrol altına alınabilir ve uzun süreli iyilik sağlanabilir. Tedavide hekim, hasta ve hasta yakınları işbirliği içinde olmalıdır. Hastalığı alevlendirebilecek ilaçlar ve davranışlardan (kaşıma, banyoda liflenme, kese, vb.) kaçınılmalıdır (1).Sedef Hastalığının Belirtileri Nelerdir? Sedef hastalığının belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir, ancak en yaygın belirtilerine bakalım;1. Kızarıklık ve pullanma-Sedef hastalığı genellikle cilt yüzeyinde kırmızımsı, kabarık alanlarda pul pul dökülmelerle kendini gösterir. Bu pullar, ciltteki hızlı hücre üretiminin bir sonucudur.2. Ciltte kuruluk ve çatlama-Sedef, cildin kurumasına, çatlamasına ve bazen kanamaya neden olabilir. Çatlaklar, hastanın cildine dokunulduğunda ağrıya neden olabilir.3. Kaşıntı ve yanma-Sedef hastalığı olan kişilerde ciltte kaşıntı ve yanma hissi de yaygın olabilir. Bu durum özellikle hastalığın ilerleyen dönemlerinde daha belirgin hale gelir.4. Tırnak değişiklikleri-Sedef, tırnakları da etkileyebilir. Tırnaklarda çukurlar, renk değişiklikleri, kalınlaşma veya ayrılmalar görülebilir.Sedef Hastalığının Nedenleri Nelerdir?Sedefin tam nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, genetik, çevresel ve bağışıklık sistemi faktörlerinin bir araya gelmesiyle geliştiği düşünülmektedir. Sedefin oluşmasındaki en önemli nedenlere bakalım;1. Genetik faktörler-Sedef hastalığı ailesel bir hastalık olabilir. Yani, ailede sedef hastalığı olan kişilerde, bu hastalığa yakalanma riski daha yüksektir. Çeşitli genetik faktörlerin, sedef hastalığının gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir.2. Bağışıklık sistemi -Sedef, otoimmün (öz bağışıklık) bir hastalık olarak kabul edilir. Bu durumda, bağışıklık sistemi sağlıklı cilt hücrelerine saldırarak iltihaplanmaya neden olur. Bağışıklık hücreleri cilt hücrelerinin hızla çoğalmasına neden olur, bu da sedefin oluşmasına yol açar.3. Çevresel faktörler-Stres, enfeksiyonlar, hava değişiklikleri, bazı ilaçlar, alkol tüketimi ve cilt travmaları sedefin tetikleyicisi olabilir. Örneğin, soğuk hava koşulları ciltte kuruma ve iltihaplanmayı artırabilir, bu da hastalığın alevlenmesine neden olabilir.Sedef Hastalığını Tetikleyen Nedir?Sedef hastalığını tetikleyen ana unsurlardan biri stres, üzüntü ve sıkıntıdır. Stres, sıkıntı gibi ruhsal sorunlar bağışıklık sistemini zayıflatır. Ayrıca grip, aspirin gibi bazı romatizma ilaçları, alkol sigara sedef hastalığını tetikler.Sedefin Türleri Nelerdir?Sedef hastalığının birkaç farklı türü bulunmaktadır:1. Plak sedefi -Plak sedefi, sedefin en yaygın türüdür. Ciltte kırmızımsı, kabarık alanlar oluşur ve bu bölgelerde beyaz-pullu döküntüler görülür.2. Ters sedef -Bu tür sedef, cildin kırılma bölgelerinde (koltuk altları, kasıklar, göğüs altı gibi) ortaya çıkar. Burada pul dökülme yerine, pürüzsüz, kırmızı, ışıltılı alanlar görülür.3. Püstüler sedef-Püstüler sedef, daha nadir görülen bir türdür ve ciltte iltihaplı, sarımsı iltihap dolu kabarcıklar şeklinde kendini gösterir.4. Guttat sedef-Genellikle çocuklarda ve gençlerde görülen bir türdür. Küçük, damla şeklinde kırmızımsı döküntülerle kendini gösterir. Çoğunlukla bir enfeksiyon (örneğin, boğaz enfeksiyonu) sonrasında gelişir.5. Eritrodermik sedef-Sedefin çok nadir ve ciddi bir türüdür. Ciltte geniş alanlarda kızarıklık, soyulma ve ciddi kaşıntı ile birlikte olabilir. Eritrodermik sedef, tıbbi acil bir durumdur ve derhal tedavi gerektirir.Sedef Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?Sedef hastalığı tamamen iyileştirilemez, ancak semptomlar yönetilebilir. Tedavi seçenekleri, hastalığın türüne, şiddetine ve kişisel sağlık durumuna göre değişir.1. Topikal tedaviler (krem ve merhemler)-Steroid kremleri, D vitamini analoğu kremleri veya katran bazlı tedaviler gibi topikal tedaviler, ciltteki iltihaplanmayı azaltabilir ve pullanmayı engelleyebilir. E-reçetenizi hızlıca yazdırmak için Elra ile online doktorunuza bağlanabilirsiniz.2. Işık terapisi -Ultraviyole ışığı, sedef hastalığını tedavi etmede kullanılabilir. UVB ışınları, ciltteki aşırı hücre üretimini engelleyerek iyileşmeye yardımcı olabilir.3. Sistemik tedaviler (ağız yoluyla veya enjeksiyonla)-Şiddetli sedef vakalarında, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılabilir. Bu tedaviler, vücutta iltihabı azaltarak hastalığın kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.4. Yaşam tarzı düzenlemeleri-Sedef hastaları, ciltlerini nemli tutmak, stresten kaçınmak, sigara ve alkol gibi tetikleyici faktörlerden kaçınmak gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile hastalıklarını kontrol edebilirler.Sonuç olarak sedef hastalığı, ciltte rahatsız edici ve görsel etkiler yaratabilen, ancak uygun tedavi ve bakım ile yönetilebilen bir durumdur. Sedefin tedavisi kişiye özeldir ve genellikle dermatologlar tarafından belirlenen bir tedavi planına dayanır. Erken tanı ve düzenli tedavi ile hastalığın etkileri önemli ölçüde azaltılabilir.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://turkdermatoloji.org.tr/media/hasta_bilgilendirme/Psoriazis.pdf
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Burundaki Gizli Savaş Sinüzit Nedir?
Sinüsleriniz, elmacık kemiklerinizin içinde, gözlerinizin çevresinde ve burnunuzun arkasında bulunan içi boş boşluklardır. İçlerinde, soluduğunuz havayı ısıtmaya, nemlendirmeye ve filtrelemeye yardımcı olan mukus bulunur. Mukusun normal şekilde akmasını engelleyen bir şey olduğunda enfeksiyon meydana gelebilir (1).Sinüzit, burun boşluklarının (sinüslerin) iltihaplanmasıyla ortaya çıkan ve oldukça yaygın bir sağlık sorunudur. Sinüsler, kafanın içinde bulunan ve hava ile dolu olan boşluklardır. Bu boşluklar, normalde burun yoluyla solunan havanın nemlendirilmesine, temizlenmesine ve ısıtılmasına yardımcı olur. Sinüzit, bu boşlukların enfekte olup şişmesi sonucu gelişir ve genellikle soğuk algınlığı, alerjik reaksiyonlar veya enfeksiyonlar ile ilişkilidir. Sinüzit, bazen geçici olabilirken, kronikleştiğinde kişilerin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.En Çok Rastlanan 10 Sinüzit Belirtisi Nelerdir?1. Burun tıkanıklığı  - Sinüslerin iltihaplanması, burun yollarını tıkayarak hava akışını engeller. Bu durum, burun tıkanıklığına yol açar ve kişinin düzgün bir şekilde nefes almasını zorlaştırabilir.2. Baş ağrısı ve yüz ağrısı  - Sinüslerin iltihaplanması, kafanın farklı bölgelerinde baş ağrısına neden olabilir. Bu ağrı, özellikle alın, yanaklar ve göz çevresinde yoğunlaşabilir. Ayrıca yüz bölgesinde baskı hissi ve ağrı görülebilir.3. Mukus (balgam) akıntısı  - Sinüslerin iltihaplanması, mukus (balgam) üretiminin artmasına neden olur. Mukus, burun yoluyla dışarı akar ve genellikle sarı veya yeşil renkte olabilir. Bu akıntı, geniz akıntısına da yol açabilir.4. Öksürük  - Sinüslerde biriken mukus(balgam) , boğazı tahriş ederek sürekli öksürüğe yol açabilir. Öksürük, özellikle gece yatarken daha belirgin hale gelir.5. Kötü koku alma  - Burun tıkanıklığı ve enfeksiyonlar, koku alma duyusunu zayıflatabilir. Ayrıca sinüzit nedeniyle mukus(balgam) ve bakteriler burunda birikerek kötü bir kokuya neden olabilir.6. Yorgunluk, halsizlik   - Sinüzit, vücutta genel bir halsizlik ve yorgunluk hissine neden olabilir. Uzun süreli baş ağrıları, burun tıkanıklığı ve enfeksiyonlar, kişiyi fiziksel olarak zayıflatabilir.7. Yoğun diş ağrısı  - Sinüslerin iltihaplanması, üst çene sinüslerine baskı yapabilir, bu da dişlerde ağrı ve hassasiyete yol açabilir. Özellikle üst dişlerde yoğun bir ağrı hissedilebilir.8. Sık sık boğaz enfeksiyonları   - Sinüslerdeki enfeksiyonlar geniz yoluyla boğaza yayılabilir ve bu da boğazda iltihaplanma veya ağrıya neden olabilir.9. Yüksek ateş  - Sinüzit, bazı durumlarda ateşle birlikte görülebilir. Özellikle bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle vücut ateş üretebilir.10. Kötü hava soluma duyusu   - Sinüslerdeki tıkanıklık, havanın düzgün bir şekilde solunmasına engel olabilir, bu da "havanın kirli" olduğu hissini uyandırabilir.Sinüzit ile Başa Çıkmanın 5 Etkili Yolu Nedir?Sinüzit olduğunuzu düşünüyorsanız, evde veya hastanede sinüslerinizi rahatlatmak için uygulayabileceğimiz 5 etkili yönteme birlikte bakalım;1. Sıcak kompres uygulamakSıcak kompres, sinüslerin rahatlamasına ve burun yollarındaki tıkanıklıkların açılmasına yardımcı olabilir. Sinüslerinizdeki iltihap ve tıkanıklık nedeniyle başınızda bir baskı hissediyorsanız, sıcak bir havlu veya su torbası ile sinüs bölgesine 10-15 dakika süreyle kompres yapabilirsiniz. Bu, ağrıyı hafifletir ve mukusun(balgam) daha kolay atılmasını sağlar.Nasıl Yapılır?- Bir havluyu ılık suyla ıslatın.- Fazla suyunu sıkarak ısısını dengeleyin.- Havluyu alnınıza, burun köprüsüne, yanaklarınıza ve göz çevresine yerleştirin.- 10-15 dakika boyunca bu şekilde bekleyin.2. Buhar solumaBuhar soluma, sinüslerdeki tıkanıklığı gidermede etkili bir yöntemdir. Buhar, burun ve sinüs yollarını nemlendirir, mukusun incelmesini sağlar ve sinüslerdeki baskıyı hafifletir. Bu yöntem, özellikle kuru havanın sinüslerdeki iltihabı artırabileceği kış aylarında faydalıdır.Nasıl Yapılır?- Bir kaseyi sıcak su ile doldurun.- Başınızı kaseye doğru eğin ve bir havluyu başınızın üzerine örtün, böylece buharın dışarı kaçmasını engellersiniz.- Buharı 5-10 dakika boyunca soluyun.Alternatif olarak, sıcak bir duş alarak buharı da soluyabilirsiniz.3. Sıvı tüketimini artırmakSinüzit ile mücadelede bol sıvı alımı oldukça önemlidir. Su, bitki çayları ve et suyu gibi sıvılar, vücudunuzdaki mukusun incelmesine yardımcı olur ve tıkanıklığın giderilmesini hızlandırır. Ayrıca sıvı alımını artırmak, vücudun enfeksiyonla daha etkili mücadele etmesine yardımcı olabilir.Nasıl Yapılır?- Günde en az 8-10 bardak su içmeye özen gösterin.- Sıcak bitki çayları (örneğin nane, papatya veya zencefil çayı) içebilirsiniz.- Et suyu veya tavuk suyu gibi çorbalar da iyileşmeye yardımcı olabilir.4. Nazal sprey ve tuzlu su ile burun temizliğiBurun spreyleri ve tuzlu su, sinüslerdeki mukusu temizlemeye yardımcı olabilir. Tuzlu su, burun yolunu nemlendirir, mukusu atmayı kolaylaştırır ve sinüslerin rahatlamasına yardımcı olur. Ayrıca burun spreyi kullanmak, burun tıkanıklığının giderilmesini sağlar.Nasıl Yapılır?- Bir tuzlu su çözeltisi hazırlayabilirsiniz veya eczanelerde satılan hazır tuzlu su spreylerini kullanabilirsiniz.- Başınızı eğerek, sprey veya tuzlu suyu nazikçe burnunuza uygulayın.- Sinüslerinizi temizlemek için günde birkaç kez burun temizliği yapabilirsiniz.Elra ile Online Doktora Bağlanarak Şikayetinizi Danışabilirsiniz Online doktora danışmak, sağlık sorunları ile başa çıkmanın hızlı ve etkili yollarından biridir. Hem zaman kazanmanızı hem de uzman doktordan bir görüş almanızı sağlar.Nasıl Yapılır?Elra web sitesi üzerinden ve Google play veya ios market üzerinden uygulamamızı indirip hızlıca online doktora bağlanabilirsiniz.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://www.aaaai.org/conditions-treatments/allergies/sinusitis
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Akciğer Sağlığını Korumak İçin Öneriler
Akciğerler, göğüs boşluğunda bulunan ve göğüs kafesi içerisinde yer alan nefes alıp vermemizi sağlayan organlarımızdır. Etrafında koruyucu bir zar olan plevra zarı ile sarılıdır. Biri sağ biri solda olmak üzere 2 adettir. Sağ akciğer 3 lobdan, sol akciğer 2 lobdan oluşur. Sol akciğerin kalbe komşuluğu nedeniyle de sağ akciğer, sol akciğere oranla daha büyüktür.Akciğer sağlığı bozulduğu zaman nefes alıp verme işlevi bozulacağından dokuların ihtiyacı olan oksijen ihtiyacı tam olarak karşılanamayacaktır ve bu da klinikte bazı şikayetlere neden olacaktır.Geçmeyen uzun süreli öksürük, balgam şikayeti, göğüs ağrısı, nefes darlığı, hırıltılı solunum, öksürükte veya balgamda kan olması, ses kısıklığı, ateş, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık gibi şikayetler akciğer hastalıklarında görülebilir.Klinikte akciğer hastalıkları arasında en sık bronşit, pnömoni gibi enfeksiyon hastalıkları ile karşılaşırız. Hava yolları darlığı ile ilerleyen ve akciğerin tam kapasite çalışmasını engelleyen koah, astım gibi hastalıkları da sık görürüz.Dünyada ve Türkiye’de Akciğer Hastalıklarına ve Kanserlerine BakışAkciğer hastalıkları özellikle akciğer kanserleri dünya genelinde önemli bir sağlık sorunudur.Kanser, dünyada sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıkların sonra ikinci sırada yer almaktadır. Akciğer kanserleri ise dünya genelinde erkeklerde en sık görülen kanser türü iken kadınlarda üçüncü sırada yer almaktadır ve bu sebepten ötürü önemli bir sağlık sorunudur.Türkiye Kanser İstatistikleri Raporuna göre, Türkiye’de erkeklerde en sık görülen kanser akciğer kanserleri iken kadınlarda beşinci sırada yer almaktadır. Hastalık 40 yaş üstü bireylerde daha sık görülmekle birlikte tanı aldığında genellikle ileri evrede tespit edilir.Akciğer kanseri, görülme sıklığının fazla olması, teşhis ve tedavisinin yüksek tıbbi teknolojiler gerektirmesi ve ek sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç sebebi ile dünyada önemli bir sağlık yükü oluşturmaktadır.Tüm bu sebeplerden ötürü akciğer kanserinde önleyici tedbirler ve tanının erken evrede yapılabilmesi oldukça kritiktir.Akciğer kanseri dışında astım, koah gibi hava yollarında darlıkla seyreden kronik hastalıklar da toplumda sık görülen, ciddi sağlık sorununa yol açan ve düzenli takip ve tedavi gerektiren hastalıklardır. Ülkemizde 40 yaş üstü yetişkinlerde KOAH görülme sıklığı %15-20 şeklindedir.Dünyada kasım ayı akciğer kanseri farkındalık ayı olarak kabul edilmektedir. 17 Kasım ise “Akciğer Kanseri Farkındalık Günü” olarak kabul edilir.Çocuklarda Akciğer Hastalıklarından Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır?-Gebelik döneminde 34. Hafta akciğer gelişimi açısından kritik bir haftadır ve bu haftadan önce oluşan erken doğum öyküsü olan bebeklerde akciğer gelişimi yakından takip edilmelidir ve çoğunlukla hastanede yatış yapılarak takip edilir.-Bebeklerin ilk 6 ay anne sütü alımı bağışıklığı güçlendirir ve tüm hastalıklarda olduğu gibi akciğer hastalıklarından korunmak açısından önemlidir.- Ailede alerji öyküsü olan ve çocukluk çağında alerjiye yatkın olan bebeklerde ve çocuklarda alerjik astım açısından sıkı takip edilmelidir. Ev ortamı ve çevresel faktörler alerjenler açısından arındırılmalıdır.- Özellikle atopik dermatitli çocuklar, alerjik astım gelişimi açısından düzenli takip edilmelidir.- Dengeli ve sağlıklı beslenmek, ambalajlı ürün kullanımını azaltmak ve düzenli uyku döngüsü oluşturmak çocukların bağışıklık sitemini güçlü tutacağından akciğer hastalıklarına karşı da bir koruma sağlar.Akciğer Sağlığını Korumak için Öneriler: - Hem Koah gelişimde hem de akciğer kanserlerinde en önemli risk faktörü sigara dumanıdır. Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmayın. Pasif içicilik durumunda da akciğer sağlığı olumsuz etkilendiği için sigara dumanına maruziyeti mutlaka azaltın.- Düzenli spor ve egzersiz yapın ve akciğer kapasitesini arttırın. Özellikle aerobik egzersizler; yürüyüş, koşu, bisiklet sürme gibi aktiviteler akciğer ve kalbin daha verimli çalışmasına önemli katkı sağlar.- Bağışıklık sistemini güçlü tutun. Sağlıklı ve dengeli beslenmek, düzenli bir uyku döngüsü oluşturmak önemli.- Özellikle gelişmiş ve modern toplumlarda hava kirliliği giderek artan bir sorun haline dönüştü. Hava kirliliğine maruziyet akciğer hastalıkları açsından ciddi bir risk faktörüdür. Eğer hava kirliliğine maruziyeti engelleyemiyorsak maske gibi koruyucu ekipman kullanmalıyız.-Sadece dış ortamdaki hava kirliliği değil ev içerisinde de sık sık evler havalandırılmalı ve ev içi hava kalitesini iyileştirecek önlemler alınmalıdır.- Ev içerisindeki genel temizlik kurallarına dikkat edin. Ev tozu, evdeki tahtakurusu, hamamböceği gibi haşaratlar alerji mekanizmalarını tetikleyebilir ve alerjik astıma zemin hazırlayabilir.- Evde klima, nemlendirici gibi aletler kullanıyorsanız yıllık bakımlarını mutlaka yaptırın.- Kapalı ve yoğun alanlarda, toplu taşımalarda maske kullanın ve akciğer enfeksiyonlarına yakalanma ihtimalinizi azaltın.- Eğer mesleki olarak akciğer hastalıkları açısından riskli bir iş yerinde çalışıyorsanız (asbest, silika, kömür tozu, asitli deterjanlar ve kimyasal maruziyeti gerektiren işler gibi) mutlaka koruyucu ekipmanlar kullanın, belli aralıklarla periyodik muayene kontrollerinizi yaptırın.- Gün içerisinde nefes egzersizleri yapın. Akciğer kapasitesini arttırmaya yarayacak ve günlük aktiviteler sırasında daha verimli nefes alıp vermenizi sağlayacaktır.- Stresör faktörleri azaltın. Stres tüm hastalıklarda olduğu gibi akciğer hastalıkları açısından da her zaman risk faktörüdür.- Öksürük, nefes darlığı gibi akciğer hastalığı düşündüren şikayetleriniz varlığında mutlaka bir doktorla görüşün, belli aralıklarla rutin kontrollerinizi yaptırın.Bunların dışında Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü’nün internet sitesinde yayınlanan bir makalede, akciğer kanseri riskini önlemek için sigara içilmemesi veya içiliyorsa sigarayı bırakmak, radon gazına daha az miktarda maruz kalmak önerilmiştir (1).Akciğer Sağlığına Faydalı Olan Besinler Nelerdir?-       Yoğun potasyum içeriği nedeniyle muz tüketimi,-       C, E ve A vitamini ve flavonoidler açısından zengin olan elma tüketimi,-       Yüksek oranda antioksidan içeriği olan betalainden zengin pancar tüketimi,-       Karotenoidler ve nitrat açısından zengin olan balkabağı tüketimi,-       Antioksidan etkinliği bilinen sarımsak ve zerdeçal tüketimi,-       Yeşil çay tüketimi akciğer sağlığı üzerinden olumlu etkileri olduğu bilinen besinlerdir.Online sağlık hizmetlerinin avantajlarının başında, doktorunuzla, eski sağlık raporu tetkik ve teşhis raporlarını paylaşmanız, onlar hakkında ikinci bir uzman görüşü alabilmeniz yer almaktadır. Bazı durumlarda, doktorlar uzaktan teşhis koyarak tedavi önerebilirler. Özellikle kronik hastalıkların yönetimi için izleme cihazları kullanarak hasta verilerini takip etmek ve tedaviyi ayarlamak mümkün olabilir. Akciğer kanseri riskini hissettiğin veya şüphelendiğin anda ilk önceliğin, bir doktora başvurup randevu gününü beklemek yerine, önleyici tıp kapsamında online muayene için doktorundan anında dönüş almak olmalıdır.Eğer doktoruna, diyetisyenine veya klinik psikoloğuna hemen ihtiyacın varsa, sağlık raporuna ikinci bir uzman görüşü almak istiyorsan, ilaçlarını da evinden çıkmadan yazdırmak istiyorsan, Elra uygulamasını hemen kullanmaya başlamalısın.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiDr. Hasan Ali BaşKaynak: https://www.cancer.gov/types/lung/patient/lung-prevention-pdq
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Uyku Problemleri İle Başa Çıkmanın Yolları
Uykusuzluk en yaygın uyku bozukluklarından biridir ve genellikle birden fazla nedeni vardır. Stres ve kaygı, hızlı bir zihinle geceleri rahatlamayı zorlaştırabileceğinden, başlıca suçlulardır. Yatmadan önce ekran kullanmak veya düzensiz bir uyku programına sahip olmak gibi kötü uyku alışkanlıkları da iç saatinizi bozabilir ve uykuya dalmayı zorlaştırabilir.Günün geç saatlerinde kafein tüketmek veya yatmadan önce alkol tüketmek gibi yaşam tarzı tercihleri ​​de uyku döngülerini etkileyebilir. Bazen uyku güçlüğü, depresyon, kronik ağrı, asit reflü veya uyku apnesi ya da huzursuz bacak sendromu gibi altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi olabilir (1). Uyku Bozukluğu Nedir ve Insomnia (uykusuzluk) Nasıl Tanımlanır?Uykusuzluk (insomnia), düzenli olarak uykuya dalmakta, uykuyu sürdürmekte veya sabah erken uyanıp tekrar uykuya dönememekte zorlanan bireylerde ortaya çıkan bir durumdur. Uykusuzluk problemi, kişinin gün içerisindeki performansını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Uykusuzluğun Belirtileri Nelerdir?Uykusuzluğun belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir, ancak yaygın belirtiler şunlardır:●      Uykusuzluğun sürekli tekrar etmesi●      Uykuya dalmada güçlük●      Gece boyunca sık sık uyanma●      Sabah erken uyanıp tekrar uyuyamama●      Gün içinde yorgunluk, halsizlik ve enerji kaybı●      Konsantrasyon ve hafıza problemleri●      Ruh halinde dalgalanmalar ve sinirlilik hali Uykusuzluğun Nedenleri Nelerdir?Uykusuzluğun birçok nedeni olabilir ve bu nedenler genellikle başka bir durumla ilişkilidir. En sık rastlanan nedenler şunlardır:●      Stres: İş, ilişkiler, finansal sorunlar veya hayat değişiklikleri (örneğin, yeni bir işe başlamak ya da bir yakının kaybı) gibi durumlar, uykuya dalma ve uyku kalitesini etkileyebilir.●      Tıbbi durumlar: Kronik ağrı, artrit, astım, kalp rahatsızlıkları, huzursuz bacak sendromu veya uyku apnesi gibi diğer sağlık problemleri de uykusuzluğa yol açabilir.●      Psikolojik bozukluklar: Depresyon, anksiyete ve bipolar bozukluk gibi ruh sağlığı sorunları, uyku düzenini bozabilir. Uykusuzluk bu rahatsızlıkların bir belirtisi olabilir.●      İlaçlar ve maddeler: Bazı ilaçlar, özellikle de depresyon ve yüksek tansiyon tedavisinde kullanılanlar, uykusuzluğa yol açabilir. Kafein ve alkol gibi maddelerin de uyku kalitesini düşürdüğü bilinmektedir. Uykusuzluk Tanısı Nasıl Konur?Uykusuzluk tanısı konulurken genellikle hastanın uyku alışkanlıkları, yaşam tarzı ve tıbbi geçmişi değerlendirilir. Doktorlar, hastanın ne kadar süredir uyku problemleri yaşadığını ve bu problemin yaşam kalitesini nasıl etkilediğini sorgular. Ayrıca, uykusuzluğun nedeninin altında yatan tıbbi ya da psikolojik bir bozukluk olup olmadığını belirlemek için çeşitli testler yapılabilir. Eğer hasta en az üç aydır haftada üç kez uykusuzluk yaşıyorsa, kronik uykusuzluk tanısı konulabilir. Uykusuzluk Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?Uykusuzluğun tedavisi genellikle altta yatan sebebe bağlıdır. Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:●      Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): BDT, uykusuzluğun yönetiminde oldukça etkili bir yöntemdir. Bu terapi, uykuya dair olumsuz düşünceleri ve alışkanlıkları değiştirmeye odaklanır. Ayrıca, uyku hijyeni eğitimi ve stres yönetimi gibi unsurları da içerir.●      İlaç tedavisi: Bazı durumlarda doktorlar, kısa süreli olarak uyku ilaçları reçete edebilir. Ancak, bu ilaçların uzun süreli kullanımı önerilmez, çünkü bağımlılık ve yan etkiler gelişebilir.●      Uyku hijyeni: Uyku hijyeni, uyku kalitesini artırmak için günlük yaşam alışkanlıklarını düzenlemeyi amaçlar. Bu, uyumadan önce kafein tüketiminden kaçınmak, düzenli egzersiz yapmak ve rahatlatıcı bir uyku ortamı yaratmak gibi adımları içerir.                                Uyku Hijyeni Nedir ve Nasıl Sağlanır?Uyku hijyeni, kaliteli bir uyku için izlenmesi gereken günlük alışkanlıkları içerir. İyi bir uyku hijyeni için öneriler:●      Her gün aynı saatte yatmak ve uyanmak.●      Yatak odasını karanlık, sessiz ve serin tutmak.●      Uykuya dalmadan önce rahatlatıcı aktiviteler yapmak (örneğin, kitap okumak).●      Gece yatmadan önce ağır yemeklerden kaçınmak.●      Gün içerisinde düzenli egzersiz yapmak, ancak yatmadan hemen önce egzersizden kaçınmak.●      Kafein, nikotin ve alkolden uzak durmak. Uykusuzluk İlaç Tedavisi ile Nasıl Tedavi Edilir?İlaç tedavisi, uyuyamayan bireyler için geçici bir çözüm olabilir, ancak uzun süreli kullanım önerilmez. Uyku ilaçları genellikle yalnızca kısa vadede semptomları hafifletir. Uyku ilaçları kullanırken şu önerilere dikkat edilmelidir:●      İlaca düşük dozla başlanmalı ve gerektiğinde doz artırılmalıdır.●      İlaçlar sürekli değil, yalnızca gerektiğinde kullanılmalıdır.●      İlacın yan etkileri konusunda bilinçli olunmalı ve doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Uyku İlaçlarının Riskleri Nelerdir?Uyku ilaçları, kısa süreli olarak kullanılabilecek semptomatik rahatlama sağlayabilir, ancak uzun süreli kullanımları çeşitli riskler içerir. Uyku ilaçlarının yaygın riskleri şunlardır:●      Bağımlılık: Uyku ilaçları, uzun süre kullanıldığında bağımlılığa neden olabilir ve bireyin ilaca olan ihtiyacı artabilir.●      Yan etkiler: Baş dönmesi, hafıza sorunları, dengesizlik gibi yan etkilere yol açabilir. Özellikle yaşlı bireylerde düşme riski artabilir.●      Tolerans: Zamanla, vücut ilaçlara karşı tolerans geliştirir ve aynı etkiyi elde etmek için doz artırma gereksinimi ortaya çıkar.●      Rebound etkisi: Uyku ilaçları aniden bırakıldığında, uykusuzluk daha da kötüleşebilir. Bu duruma "rebound uykusuzluk" denir.Bu risklerden dolayı, uyku ilaçları genellikle kısa süreli ve doktor gözetiminde kullanılmalıdır. İlaçsız tedavi yöntemleri, özellikle uzun vadede daha güvenli ve etkili bir çözüm sunar. Uykusuzluk İlaç Tedavisi Dışında Nasıl Tedavi Edilebilir?İlaçsız tedavi yöntemleri genellikle uzun vadede daha etkilidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), uyku hijyeni ve rahatlama teknikleri bu tedavi yöntemlerinin başında gelir. Uyku hijyenine dikkat etmek, bilişsel tekniklerle uykuya dair endişeleri yönetmek ve gevşeme egzersizleri uygulamak uzun vadede kalıcı çözümler sağlayabilir. Uykusuzluk Ciddi Sağlık Sorunlarına Yol Açar mı?Kronik uykusuzluk, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Uyku eksikliği, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kalp hastalıklarına, diyabete, depresyona ve anksiyeteye neden olabilir. Ayrıca, sürekli uykusuzluk yaşayan bireylerin iş kazalarına ve trafik kazalarına karışma olasılıkları daha yüksektir. Kronik Uykusuzluk Hangi Sağlık Sorunlarına Neden Olabilir?Kronik uykusuzluk, uzun süreli sağlık sorunlarına yol açabilecek ciddi bir durumdur. Uykusuzluk sadece zihinsel ve fiziksel yorgunluk yaratmakla kalmaz, aynı zamanda daha ciddi hastalıklara da neden olabilir. Örneğin:●      Kalp hastalıkları: Uzun süreli uykusuzluk, yüksek tansiyon ve kalp krizi riskini artırabilir.●      Diyabet: Uyku eksikliği, insülin direncine yol açarak diyabet gelişimini tetikleyebilir.●      Bağışıklık sistemi zayıflaması: Uykusuzluk, bağışıklık sisteminizi zayıflatarak hastalıklara daha açık hale getirir.●      Obezite: Yetersiz uyku, hormon dengesini bozarak kilo alımına ve obeziteye neden olabilir.●      Depresyon ve anksiyete: Kronik uykusuzluk, ruh sağlığını olumsuz etkiler ve depresyon, anksiyete gibi psikolojik sorunların ortaya çıkma riskini artırır. Uykusuzluktan Nasıl Korunabiliriz?Uykusuzluktan korunmanın en iyi yolu, düzenli uyku alışkanlıkları geliştirmek ve sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmektir. Düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve stresi yönetmek, kaliteli uykuya katkıda bulunan faktörlerdir. Ayrıca, gerektiğinde profesyonel destek almak önemlidir. Uykusuzluk Çocukları Nasıl Etkiler ve Çocuklarda Uykusuzluk Nasıl Tedavi Edilir?Çocuklar da yetişkinler gibi uykusuzluk sorunu yaşayabilirler, ancak bu durumun belirtileri ve nedenleri farklı olabilir. Çocuklarda uykusuzluk genellikle şunlarla ilişkilidir:●      Uyuma rutininin bozulması●      Aile içindeki stres veya travmalar●      Ekran başında fazla zaman geçirme (örneğin, tablet, telefon)●      Fiziksel rahatsızlıklar (örneğin, astım, alerjiler)Çocuklarda uykusuzluk, onların bilişsel ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebilir. Okul performansında düşüş, davranış sorunları ve sosyal uyum zorlukları gibi sonuçlar doğurabilir. Tedavi genellikle uyku rutinini düzenleme, uyku hijyenine dikkat etme ve gerekirse psikolojik destek alma yönünde olur. Ailelerin, çocuklarının uyku düzenini koruma konusunda bilinçli olmaları önemlidir. Yaşlı Bireylerde Uykusuzluk Neden Yaygındır?Yaşlandıkça, uyku düzeni ve kalitesi değişebilir. Yaşlı bireylerde uykusuzluğun yaygın olmasının birkaç nedeni şunlardır:●      Fiziksel sağlık sorunları: Yaşlı bireyler, artrit, kalp hastalığı, diyabet gibi kronik rahatsızlıklarla daha sık karşı karşıya kalır ve bu da uyku düzenlerini bozabilir.●      İlaç kullanımı: Yaşlılar genellikle birçok ilaç kullanır ve bu ilaçların bazıları uykuya olumsuz etkiler yapabilir.●      Yaşam tarzı değişiklikleri: Emeklilik, sosyal ilişkilerde azalma ve yaşam rutinindeki değişiklikler, yaşlı bireylerin uyku kalitesini etkileyebilir.●      Uyku düzenindeki doğal değişiklikler: Yaş ilerledikçe, vücut doğal olarak daha az derin uyku evrelerine girer, bu da gece boyunca sık sık uyanmaya neden olabilir.Yaşlı bireylerde uykusuzluğun tedavisinde, ilaç kullanımı genellikle son çare olarak düşünülmelidir. Öncelikle uyku hijyenine dikkat edilmesi ve bilişsel davranışçı terapi gibi ilaçsız tedavi yöntemlerine başvurulması önerilir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Uykusuzluk Tedavisinde Nasıl Çalışır?Bilişsel davranışçı terapi (BDT), uykusuzluğun tedavisinde yaygın olarak kullanılan etkili bir yöntemdir. BDT, kişinin uykuya dair olumsuz düşüncelerini ve davranışlarını değiştirmeyi hedefler. Terapi süreci şu temel unsurları içerir:●      Uyku hijyeni eğitimi: Hastalar, uykuya yardımcı olabilecek günlük alışkanlıkları öğrenirler. Bu, yatmadan önce rahatlatıcı bir rutin oluşturmayı ve uyarıcı maddelerden kaçınmayı içerir.●      Uyaran kontrolü: Uykuya geçişi engelleyen unsurları ortadan kaldırmayı amaçlar. Örneğin, yatak odasını sadece uyumak için kullanmak ve yatakta televizyon izlemek gibi alışkanlıklardan kaçınmak önemlidir.●      Rahatlama teknikleri: BDT, gevşeme teknikleriyle stres ve kaygıyı azaltarak, kişinin uykuya daha kolay dalmasına yardımcı olur.●      Düşünce değiştirme: Hastalar, uyuyamama korkusu ve endişesi gibi uykuya dair olumsuz düşüncelerini değiştirmek için bilişsel teknikleri öğrenirler.BDT, ilaçsız bir tedavi yöntemi olarak uzun vadede oldukça etkilidir ve kalıcı sonuçlar sağlar. Uyku Bozukluklarının Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?Uyku bozukluklarından korunmak için bazı önleyici tedbirler almak mümkündür. Bu önlemler şunları içerir:●      Düzenli bir uyku rutini oluşturun: Her gün aynı saatte yatmak ve kalkmak, biyolojik saatinizi düzenlemeye yardımcı olur.●      Uyku hijyenine dikkat edin: Kafein, alkol ve ağır yemeklerden yatmadan önce kaçının. Yatak odanızı sessiz, karanlık ve serin tutun.●      Egzersiz yapın: Düzenli egzersiz, uyku kalitesini artırabilir. Ancak, yatmadan hemen önce yapılan egzersizlerden kaçının.●      Stresi yönetin: Gevşeme teknikleri ve stres yönetimi yöntemleri, uyku kalitesini artırmada yardımcı olabilir.●      Ekran süresini sınırlayın: Yatmadan önce telefon, tablet veya bilgisayar ekranına uzun süre maruz kalmak uykuya dalmayı zorlaştırabilir. Bu nedenle ekran kullanımını yatmadan en az bir saat önce sonlandırmak faydalıdır.Bu önerilere uymak, uyku sorunlarını önlemeye ve kaliteli bir uyku düzeni oluşturmaya yardımcı olabilir.Uyku bozuklukları ile ilgili konularda, bu tip şikayetlerin olması durumunda Elra’nın mekandan bağımsız doktor muayenesi hizmetinden faydalanabilirsiniz. Elra’yı indirin ve online sağlık çözümleriyle tanışın! Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Doktorunuz, telefonun ucunda randevu için sizi bekleyecek!Bu makaleye arkadaşlarınızı etiketleyerek ve hatta bu postu kendi sayfanızda da paylaşarak, Elra’nın mekandan bağımsız doktor muayenesi hizmetinden tüm yakınlarınızın haberdar olmasını sağlayabilirsiniz. #ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://www.sleepfoundation.org/insomnia/treatment/what-do-when-you-cant-sleep
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Bağışıklık Sistemimiz Güçleniyor mu Yoksa Çöküyor mu?
Günümüzde, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için birçok alternatif mevcuttur ve bunların hepsi, hayat kalitemizi artırmaktadır.Bağışıklık Güçlendirici Ürünler Nelerdir?·       Vitaminler ve takviye edici gıdalar: Multi vitaminler hala en popüler seçenek iken, zerdeçal, deve dikeni ve ekinezya da son zamanlarda birçok kişinin tercihi.·       Süper gıdalar ve kaçınılması gereken gıdalar: İnternette "bağışıklık sistemini güçlendiren yiyecekler" diye arama yaparsanız yaban mersini, brokoli, ıspanak, bitter çikolata ve daha bir çok besinden bahseden binlerce makale karşınıza çıkacaktır. Ayrıca şekerli içecekler veya işlenmiş etler gibi kaçınılması gereken yiyeceklerin de bir listesini bulacaksınızdır, bu yiyeceklerin bağışıklık sisteminiz için kötü olduğunu biliyoruz.·       Detoks tedavileri: Eminim vücuttan toksinleri atmayı amaçlayan detoks ürünlerini de görmüşsünüzdür. Detoks savunucuları, vücudumuza hava, su ve yiyecek yoluyla sürekli olarak giren toksinlerin bağışıklık sistemimizi yavaşlattığını öne sürüyor.​‘‘Bağışıklığı güçlendirmek‘‘ terimini gerçek anlamda karşılan tek şey aşılardır. Aşılar, belirli bir bulaşıcı organizmayla (influenza virüsüne karşı vücudumuzu hazırlayan grip aşısı gibi) savaşmaya yardımcı olmak için bağışıklık sistemimizi hazırlarlar.‘‘Bağışıklık desteği‘‘ ise, vitaminleri (C vitamini gibi) veya sağlıklı bir bağışıklık sistemi için gerekli olan diğer besin maddelerini tanımlar. Hayati besin maddelerinin eksikliği bağışıklığımızı düşürür ancak bu, normal besin seviyesine sahip bir kişinin takviyelerle bağışıklık sistemini güçlendirebileceği anlamına gelmez. Yani, vücudunuzda C vitamini veya çinko gibi önemli bir besin maddesi eksik olmadığı sürece dışarıdan aldığımız takviyelerin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini gösteren herhangi bir kanıt yok.Bağışıklığınızı güçlendirmede önemli olan, tek tek yiyecekler veya takviyeler değil, diyetinizin genel kalitesidir. Bu ayrıca, şekerli içecekler veya yüksek oranda işlenmiş etler gibi kaçınmanız gereken gıdalara ilişkin tavsiyeler için de geçerli.Bağışıklık Sisteminizi Güçlü Tutmak İçin Yapmanız Gerekenler Nelerdir?·       Akdeniz diyetini benimseyin ve kalbiniz için sağlıklı besinler tüketin ·       Düzenli egzersiz yapın ve sağlıklı bir kiloda kalmaya özen gösterin·       Sigara içmeyin (elektronik sigaralar da dahil)·       Alkol tüketiyorsanız, tüketiminizi sınırlandırın·       Sağlıklı ve yeterli uyumaya çalışın·       Stresten uzak durun·       ELRA aracılığıyla düzenli olarak doktorunuzla görüşüp sağlığınız için gerekli tarama testleri ve aşılardan haberdar olduğunuzdan emin olun·       Ellerinizi sık sık yıkayın, bulaşıcı hastalığı olabilecek kişilerden uzak durun, ve hastane gibi riskli ortamlarda maske takın.Mümkün oldukça, online sağlık hizmetlerini tercih edin.Sizi Elra’nın sunduğu online doktor muayenesi, diyetisyen ve psikolog desteği hizmetlerini keşfetmek için elrasaglik.com web sitemize ve tüm elrasaglik sosyal medya hesaplarımızdaki paylaşımları incelemeye çağırıyoruz.Çevrimiçi sağlık hizmetlerinin gün içinde her an sizi nasıl koruduğunu öğrenmek istiyorsanız, bizimle iletişime geçin!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak:Harvard Medical School, Harvard Health Publishing
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Diz Ağrısı Nasıl Teşhis Edilir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Diz ağrısı şikayeti ile başvuran bir hastada fizik muayene esnasında tanı konulur. Muayene sırasında şişlik, ağrı, sıcaklık artışı, morluk ve dizin hareket kabiliyetine göre çeşitli kan tetkikleri, röntgen, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRI) istenebilmektedir. Gerekli durumlarda analiz için eklem sıvısı örneği alınabilmektedir.Diz ağrısı tedavisi sebebe yönelik olarak yapılmalıdır.Dizde zorlanmaya bağlı meydana gelen diz ağrılarında öncelikle istirahat önerilir. Şişlik olması halinde 20 dakikadan uzun olmamak kaydıyla soğuk uygulama yapılabilir. Soğuk uygulama sonrası bandaj uygulaması yapılabilir. Ağrının tekrar etmesinin önüne geçebilmek için egzersiz öncesi ısınma hareketleri yapılmalı, egzersiz yoğunluğu kademeli olarak arttırılmalıdır. Yapılan sporun niteliğine göre dizlik veya diz destekleri önerilebilir. Ağrı tekrar ediyorsa egzersiz şekli değiştirilmelidir. Yüzme gibi dize daha az yük bindiren sporlar tercih edilebilir. Kilo verilmesi de dize binen yükün azaltılması açısından faydalıdır.Ayrıca ağrı olduğunda basit ağrı kesiciler ağızdan veya dize sürmek suretiyle kullanılabilir. Şiddetli ağrılarda mutlaka bir doktora gidilmelidir.Bazı çalışmalar osteoartrit ağrısında diz arasına uygulanan eklem sıvısına benzeyen hiyalüronik asit uygulamasının ve/veya kortikosteroid ilaç uygulamasının 6 aya kadar faydalı olabileceğini ifade etmektedir.Ayrıca trombositten zengin plazma'nın da (PRP) inflamasyonu azalttığı; özellikle tendon yırtıklarında iyileşmeyi önemli ölçüde arttırdığı görülmüştür. Eklem/kemik enfeksiyonlarında, romatoit artrit gibi romatolojik rahatsızlıklarda, gutta ve kemik tümörlerinde altta yatan sebebe yönelik tedavi verilmelidir.Şiddetli travmatik olgularda geç kalınmadan hekime başvurulmalıdır. Muayene sonrasında tedavi konusunda en doğru kararı hekiminiz verecektir. Ağrı yönetimi uzmanları bu konuda özellikle yardımcı olmaya uygundur. Tıp doktoru olarak anestezi uzmanları, ağrı yönetimi konusunda uzmandır ve her hasta için özel olarak bir tedavi planı değerlendirmek ve geliştirmek üzere eğitilmiştir (1). Online doktor görüşmesi yoluyla aradığınız doğru ağrı yönetimi uzmanına ulaşabilirsiniz. Üstelik en fazla 15 dakika içerisinde, hatta uygunluk durumunda anında uzman desteği alabileceksiniz.Bundan sonra beklemek yok, gereksiz masraf yok, çünkü Elra var! Randevu saatini bekleyerek daha fazla zaman kaybetmeyin. Doktorunuza hemen muayene olmak ya da psiko-destek ihtiyacı duyduğun her an görüntülü olarak psikoloğunuza danışmak için Elra’yı kullanabilirsiniz.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Elra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://madeforthismoment.asahq.org/pain-management/types-of-pain/knee-pain/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
D Vitamini
Dünya genelinde nüfusun yaklaşık %50'si D vitamini yetersizliğinden etkilenmektedir. Tüm etnik gruplar ve yaş gruplarından yaklaşık 1 milyar insanın D vitamini eksikliği (VDD) yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu D vitamini eksikliği salgını, esas olarak güneş ışığına maruz kalmayı azaltan yaşam tarzı (örneğin, açık hava aktivitelerinin azalması) ve çevresel (örneğin, hava kirliliği) faktörlere bağlanabilir; güneş ışığı, ciltte ultraviyole-B (UVB) kaynaklı D vitamini üretimi için gereklidir. D vitamini yetersizliğinin yüksek yaygınlığı, özellikle önemli bir halk sağlığı sorunudur çünkü D vitamini eksikliği, genel popülasyonda toplam ölüm için bağımsız bir risk faktörüdür. Güncel çalışmalar, kronik hastalıkları önlemek için şu anda önerilenden daha fazla D vitaminine ihtiyaç duyabileceğimizi göstermektedir. D vitamini eksikliği olan insan sayısı artmaya devam ettikçe, bu hormonun genel sağlık ve kronik hastalıkların önlenmesindeki önemi araştırmaların ön saflarında yer almaktadır. D vitamini eksikliği tüm yaş gruplarında çok yaygındır (2).D vitamini eksikliği çocuklarda Rikets (ya da Raşitizm) denilen kemik deformiteleri ile seyreden hastalığa, yetişkinlerde ise osteomalazi denilen kemiklerde zayıflık ve ağrı yapan bir duruma neden olur.Sonbahar ve kış ayları boyunca günlük D vitamini takviyesi alınması önerilir.Yeterli D vitamini alamayan yüksek riskli insanlar ve 0-4 yaş arası bebek ve çocuklar yıl boyunca günlük D vitamini takviyesi almalıdır.D Vitamini Kaynakları Nelerdir?Mart sonundan Eylül sonuna kadar çoğu insanın vücudunda aldıkları güneş aracılığıyla D vitamini sentezlenebilir. Vücut, dışarıda iken derinin direkt güneş ışığına maruz kalması ile D vitamini sentezleyebilir. Ekim ve Mart arasındaki güneş ışığı ile yeterli D vitamini sentezi yapılamaz. D vitamininin bulunduğu bazı gıdalar şunlardır:·      Yağlı balıklar (somon, uskumru, sardalya, ringa balığı)·      Kırmızı et·      Karaciğer·      Yumurta sarısı·      D vitamini takviye edilmiş gıdalarNe Kadar D Vitaminine İhtiyacım Var?·      1 yaşından itibaren çocuklarda ve erişkinlerde günlük D vitamini ihtiyacı 10 mikrogramdır.·      1 yaşına kadar bebeklerde günlük ihtiyaç 8,5 mikrogramdır.·      Bazen D vitamini miktarı IU (Uluslararası birim) ile ifade edilir. 1 mikrogram D vitamini 40 IU’ ya denktir.D Vitamini Takviyesi Almalı mıyım?Erişkinler ve 4 yaş üstü çocuklar için tavsiye:·      Sonbahar ve kış ayları boyunca güneş yeteri kadar güçlü olmadığı için vücut yeterli D vitamini üretemez ve diyetle bu eksik kapatılmalıdır.·      Sadece diyetle bu eksiği kapatmak zor olacağı için sonbahar ve kış ayları boyunca günlük 10 mikrogram takviye alınması önerilir (hamile ve emziren kadınlar da dahil).D vitamini eksikliği riski olanlar nasıl tanımlanır?·      Bazı insanlar güneşe maruz kalmadığı için yeteri kadar D vitamini sentezleyemez.·      Bakımevi gibi yerlerde kalan insanlar,·      Dışarıya çıkarken cildinin çoğunu kaplayan giysiler giyenler,·      Dışarıya çıkamayacak durumda olan zayıf ve yatağa bağımlı insanların günlük 10 mikrogram D vitamini takviyesi alması önerilir.Çok Fazla D Vitamini Alırsam Ne Olur?·      Bir süre boyunca çok fazla D vitamini almak hiperkalsemi denilen kanda kalsiyum fazlalığı durumuna neden olur. Hiperkalsemi kemiklerde zayıflığa, kalpte ve böbreklerde hasara neden olabilir.·      Günde 100 mikrogram (4000 IU)’dan fazla D vitamini alınmamalıdır.·      1-10 yaş arası çocuklar günde 50 mikrogram(2000 IU)’dan fazla D vitamini almamalıdır.·      0-12 aylık bebekler günlük 25 mikrogram(1000 IU)’dan fazla D vitamini almamalıdır.·      Bazı medikal durumu olan insanlar için yukarıda anlatılan güvenli sınırlar farklı olabilir.Böyle durumlarda doktorunuza danışmalısınız.Eğer doktorunuz farklı miktarda D vitamini almanızı öneriyorsa doktorunuzun tavsiyelerine uyunuz.Cep telefonunuzdan da online sağlık ve online diyetisyenlik desteği alarak D vitamini eksikliğiniz için online muayene olabilir, hatta görüşme sonunda ilaçlarınızı da yazdırabilirsiniz, Elra’yla! Bundan sonra beklemek yok, gereksiz masraf yok, çünkü Elra var! Randevu saatini bekleyerek daha fazla zaman kaybetmeyin. Doktorunuza hemen muayene olmak, diyetisyeninizle D vitamini alabileceğiniz diyet listelerini hazırlamak ya da psiko-destek ihtiyacı duyduğun her an görüntülü olarak psikoloğunuza danışmak için Elra’yı kullanabilirsiniz.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Elra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://www.nhs.uk/conditions/vitamins-and-minerals/vitamin-d/https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3356951/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Egzersiz Bir İlaca Sığar mı?
Egzersizin 40’tan fazla kronik hastalığı geciktirdiği ve daha uzun sağlıklı yaşamla ilişkili olduğunu gösteren birçok güçlü bilimsel çalışma var. Düzenli egzersiz yokluğunda kötüleşebilecek bu durumlar şöyledir:1. Hızlanmış biyolojik yaşlanma/erken ölüm2. Aerobik (kardiyorespiratuar) fitness (VO2max)3. Arteriyel dislipidemi4. Denge5. Kemik kırılması/düşmeler6. Meme kanseri7. Bilişsel işlev bozukluğu8. Kolon kanseri9. Konjestif kalp yetmezliği10. Kabızlık11. Koroner (iskemik) kalp hastalığı12. Derin ven trombozu13. Depresyon ve kaygı14. Divertikülit15. Rahim kanseri16. Endotel disfonksiyonu17. Erektil disfonksiyon18. Safra kesesi hastalıkları19. Gebelik diyabeti20. Hemostaz21. Hipertansiyon22. Bağışıklık23. İnsülin direnci24. Büyük arterler yaşlandıkça uyum yeteneğini kaybeder25. Metabolik sendrom26. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı27. Obezite28. Kireçlenme29. Osteoporoz30. Yumurtalık kanseri31. Ağrı32. Periferik arter hastalığı33. Preeklampsi34. Polikistik over sendromu35. Prediyabet36. Romatoid artrit37. Sarkopeni (Kas erimesi)38. Felç39. Tendonların daha yumuşak olması40. Tip 2 diyabetListenin genişliği, listelenen tüm öğelerin kaybını önlemek için tek bir vitamin ya da ilacın günlük fiziksel aktivitenin yerini almayacağını gösteriyor.Hareketsizliğin, tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalıklara nasıl sebep olduğunu, aşağıdaki şemadaki gibi basit şekilde özetleyebiliriz.Ayrıca, pek çok çalışma, fiziksel aktiviteyi kognisyon, depresyon, kaygı, nörodejeneratif hastalıklar (Alzheimer ve Parkinson hastalığı) ve uyuşturucu bağımlılığında invazif olmayan bir terapi olarak desteklemektedir. Hafıza ve egzersizle ilgili yapılan çalışmalarda ise, beyinde mekansal tanıma için önemli bir hipokampal bölge olan dentate gyrus'ta yeni doğan hücrelerin hayatta kalmasının, farelere koşu yaptırılarak arttırılabildiği gösterildi.Bunun yanında, egzersizin genetik değişimlere sebep olarak vücudun enerji mekanizmasının en küçük işlevsel parçası olan mitokondri üzerinde etkileri olduğu da bilinmektedir. Hemen hemen her canlı hücrenin enerjisini mitokondri sayesinde karşıladığını düşünürsek, egzersizin insan vücudunda nasıl bu kadar geniş etkileri olduğunu daha iyi anlayabiliriz.Egzersizin tüm bu faydaları göz önüne alındığında, sağlığımız üzerinde tek bir tablet ilaca sığmayacak kadar çok faydası olduğu net bir şekilde anlaşılabilir. Egzersizle kalın. Egzersiz yeni bir hayat tarzını gerekli kılar ve bu da, günün her anında tıbbi desteğe erişilebilir olmayı arzu eder. Acil tıp, kilo kontrolü veya mental destek konusunda, doktorunuzla görüşmek adına ulaşabileceğiniz en doğru çözümler Elra’da. Online sağlık çözümleri için doktorlarımıza, diyetisyen veya klinik psikologlarımıza ulaşmak için Elra uygulamasını şimdi telefonunuza indirmelisiniz!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Elra Online Sağlık HizmetleriKaynak:Health Benefits of Exercise. Gregory N. Ruegsegger1 and Frank W. Booth
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Akciğer Kanseri
Akciğer kanserinin erken aşamalarında hiçbir belirti veya semptom olmayabilir. İlerleyen aşamalarda birçok kişide şu semptomlar görülebilir:-İnatçı öksürük-Öksürükle kan gelmesi-Nefes darlığı-Açıklanamayan yorgunluk ve kilo kaybı-Nefes alırken veya öksürürken ağrı olmasıBu belirtilerin olması durumunda bir doktora başvurmalısınız. Ayrıca ikinci bir uzman görüşü almak için de Elra uygulamasını akıllı cihazına yükleyerek doktorlarımızla görüntülü olarak görüşebilirsin. Bu sayede, tetkik ve tahlil raporlarını onlarla e-nabız veya görüntülü olarak paylaşarak, hastalığının seyri hakkında detaylı bilgi alabilirsin. Akciğer Kanseri Tipleri Nelerdir?Akciğerlerde başlayan kansere primer akciğer kanseri denir. Vücuttaki başka bir yerden akciğerlere yayılan kanser sekonder akciğer kanseri olarak bilinir. Primer akciğer kanserinin iki ana türü vardır. Bunlar kanserin büyümeye başladığı hücre türüne göre sınıflandırılır. Bunlar:-Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri: En yaygın formdur. 100 vakanın yaklaşık 80-85’ini oluşturur. Üç tipten biri olabilir: Skuamöz hücreli karsinom, adenokarsinom veya büyük hücreli karsinom.-Küçük hücreli akciğer kanseri: Genellikle küçük hücreli olmayan akciğer kanserinden daha hızlı yayılan, daha az yaygın bir formdur.*Akciğer kanseri çoğunlukla yaşlıları etkiler. 40 yaşından küçüklerde az sıklıkta görülür.Elra online doktor ve online psikolog görüşmeleri ile hastalık süreci boyunca, gün içinde her an size sağlık desteği sunuyor.Her şey sağlık için, çünkü siz değerlisiniz. Mental sağlığınızı da tedavi sürecindeki değişimlerinizi de önemsiyoruz, sizin sağlığınız için çabalıyoruz.Akciğer Kanseri Tedavi Sürecinde Neler Yapılabilir?*Tedavi kanserin ne kadar mutasyona uğradığına, ne kadar yayıldığına ve genel sağlığınızın ne kadar iyi olduğuna bağlıdır. Eğer durum erken teşhis edilirse ve kanserli hücreler küçük bir alanla sınırlı ise etkilenen akciğer bölgesini çıkarmak için ameliyat önerilebilir. *Genel sağlığınız nedeniyle ameliyat uygun değilse radyoterapi önerilebilir. *Kanser uzak organlara yayılmışsa genellikle kemoterapi kullanılır. *Bunların yanı sıra akıllı ilaçlar ve immünoterapi gibi yeni tedaviler de kanser hücrelerinin belirli özelliklere sahip olması durumunda kullanılabilir yeni tedavi yöntemleri arasındadır.Akciğer kanseri ve diğer kanser türlerini tanımak, süreç boyunca vücuttaki değişimlerin hakkında bilgi sahibi olmak, önlemler ve tedavi hakkında tahlil ve tetkik raporlarınıza dayalı değerlendirmeleri öğrenmek için Elra, tek tık mesafede. Elra ile, kanser nedenleri hakkında öğrenmen gerekenleri görüntülü olarak, doktorlarımızla birebir görüşerek öğreneceksin. Online doktor görüşmesinin en hızlı hali Elra, en geç 15 dakika içerisinde seni doktorunla yüzyüze görüştürmeyi garanti ediyor.Akciğer Kanseri Nedenleri Nelerdir?*Sigara içmek akciğer kanseri için en büyük risk faktörüdür. Tütün dumanı kanserojen olduğu bilinen 60’dan fazla toksik madde içerir. Günde 25’ten fazla sigara içerseniz hiç sigara içmeyen birine göre akciğer kanseri olma olasılığınız yaklaşık 25 kat daha fazladır. Sigara dumanına maruz kalmak da, bu pasif içicilik olarak adlandırılır, akciğer kanseri gelişme riskini artırabilir. Diğer tütün ürünlerini puro, boru tütünü, enfiye, çiğneme tütünü gibi… kullanmak da akciğer kanseri, özefagus kanseri ve ağız kanserine neden olabilir.*Radon: Tüm kaya ve topraklarda bulunabilen uranyumdan gelen doğal bir radyoaktif gazdır. Bazen binalarda da görülür. Radon solunursa akciğerlere zarar verebilir. *Çeşitli mesleklerde endüstride kullanılan bazı kimyasal maddelere, arsenik, asbest, berilyum, kadmiyum, silis, nikel, kömür dumanı gibi,… maruz kalmak akciğer kanseri riskini artırabilir. Akciğer kanserinin yaygın olduğu mesleki koşulları öğrenmek için Elra online doktor desteğiyle sizi bilgilendiriyor. Sadece nedenlerini değil, onu önlemek için yapabileceklerinizi de online kanallar üzerinde doktorlarımıza sorabilirsiniz.Akciğer Kanserini Önlemek İçin Neler Yapılabilir?*Eğer sigara içiyorsanız bırakın. Sigarayı bıraktıktan 12 yıl sonra akciğer kanseri olma ihtimali sigara içen birinin yarısından azına düşüyor. 15 yıl sonra akciğer kanseri olma ihtimali neredeyse hiç sigara içmeyen birinin ihtimali ile aynı oluyor. O yüzden ne kadar uzun süredir sigara içiyor olsanız da her zaman bırakmaya değer.*Dengeli bir diyet: Araştırmalar taze meyve ve sebze tüketmenin, az yağlı ve bol lifli beslenmenin diğer kanser ve kalp hastalıklarının yanında akciğer kanseri riskini de azaltabileceğini göstermektedir.*Egzersiz: Düzenli egzersizin, özellikle geçmişte sigara içmiş ve hala içen insanlarda akciğer kanseri olma riskini azaltabileceğini gösteren çalışmalar mevcut. Çoğu yetişkinin haftada en az 150 dakika orta yoğunluklu aerobik aktivitenin yanı sıra haftada en az 2 gün güç antrenmanı egzersizleri yapması önerilir.Elra, doktorları ve psikologları ile hastalık süreci boyunca görüntülü olarak doktor ve online terapi desteği sunarak, seni asla hastalığınla başbaşa bırakmayacak. Elra uygulamasını akıllı cihazına indirip üye ol ve artık yepyeni, daha sağlıklı bir hayata sahip ol. Elra yanında, sağlık cebinde…#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak: https://www.nhs.uk/conditions/lung-cancer/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Bahar Alerjisi
Genellikle Mart sonu ile Eylül arasında, havanın sıcak ve rüzgarlı olduğu zamanlarda görülme sıklığı artar. Bahar Alerjisinin Belirtileri Nelerdir?*Burun akıntısı veya tıkanıklığı*Gözlerde kızarıklık, kaşıntı, sulanma*Boğaz, burun ve kulaklarda kaşıntı*Koku ve tat duyularında azalma*Öksürük*Hapşırma*Yorgunluk*Baş ağrısı, sinüslerde baskı hissi ve yüzde ağrı*Kulak ağrısı gibi belirtiler görülebilir.Elra uygulamasını akıllı cihazınıza indirip sistem kaydınızı yaparak, bahar alerjisi ve diğer rahatsızlıklar konusunda, kadrolu doktorlarımızdan uzman görüşü alabilirsiniz. Üstelik kayıt ücreti yok, muayene ücreti ise sadece 290 TL. Çünkü Elra, sağlık hizmetlerinin herkes için ulaşılabilir olmasını savunuyor.Bahar Alerjisinden Korunmak İçin Neler Yapılmalı?*Polenleri yakalamak için burun deliklerinin çevresine vazelin sürebilirsiniz.*Polenin gözünüze girmesini önlemek için göz çevrenizi iyice kapatan bir güneş gözlüğü takabilirsiniz.*Her dışarı çıkıp eve geldikten sonra duş alıp kıyafetlerinizi değiştirmek polen maruziyetinizi azaltacaktır.*Mümkün olduğunca içeride kalın.*Pencereleri ve kapıları mümkün olduğunca kapalı tutun.*Evinizi düzenli olarak süpürün ve nemli bir bezle tozunu alın.*Evinizde ve aracınızda polen filtresi kullanabilirsiniz.*Çamaşırlarınızı dışarıda kurutmayın.*Çimlerin biçildiği ortamlardan uzak durun.*Evde taze çiçek bulundurmayın.*Sigara içmeyin.Tedavide alerjenlerden korunmanın yanında antihistaminikler ve kortizonlu burun spreyleri kullanılır. Alerjisi ilaçlarla kontrol edilemeyen hastalarda immünoterapi de düşünülebilir. Alerji ve diğer sağlık sorunlarınız hakkında doktor randevusunu beklemek istemiyorsanız, Elra’nın sunduğu online doktor muayenesi ve online psikolog desteği hizmetlerini kullanmalısınız. elrasaglik web sitemizi ziyaret edebilir ve tüm elrasaglik.com sosyal medya hesaplarımızdaki paylaşımları inceleyebilir, buralardan bize bahar alerjisi tedavisi hakkında sorularınızı iletebilirsiniz. Hatta mental sorunlar konusunda psikologlarımıza danışabilir, online terapi desteği alabilirsiniz.  #ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak: https://www.nhs.uk/conditions/hay-fever/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Sigarayı Bırakmanın Yolları
Sigara, hayat kalitemize verdiği zararlar ortadayken, sigarayı bırakmak için atılabilecek adımların belli başlıcaları şunlardır: ·       Öncelikle kendinize bir bırakma tarihi belirleyin.·       Sigarayı bırakma nedenlerinizi yazın.·       Arkadaşlarınıza sigarayı bıraktığınızı söyleyin.·       Sigara içmeyi tetikleyen ortamlardan uzak durun.·       Kendinizi meşgul etmek için uğraşlar bulun (örn; yeni bir hobi).·       Beslenmenize dikkat edin.·       Düzenli egzersiz yapın.·       Sigarayı bırakma yardımcıları (NRT, vareniklin, bupropiyon) kullanabilirsiniz.Sigarayla mücadelede doktorunuz sürekli yanınızda olsa, sizi doğru yönlendirse, hatta psikolog desteği alarak cesaretlenseniz ve azminizi diri tutsanız ne güzel olurdu değil mi? Elra sağlık, gün içinde online doktor ve online psikolog görüşmeleriyle sizi bu yolculuğunuzda asla yalnız bırakmayacak.Sigarayı bırakma döneminde, bağımlılığı yenmeye ve yoksunluk belirtilerini azaltmaya yardımcı yöntemler vardır. Bu yöntemler tıbbi duruma, yaşa, hamile veya emziriyor olma durumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Nikotin Yerine Koyma Tedavisi (NRT); sigara dumanında bulunan katran, karbonmonoksit ve diğer zehirli gazlar olmadan düşük düzeyde nikotin sağlayan bir yöntemdir. Bu; sigara bırakılınca ortaya çıkan yoksunluk belirtilerini azaltmaya yardımcı olur. Bant ve sakız formunda eczanelerde bulunur. En etkili tedavi bu ikisini birlikte kullanmaktır. Nikotin dozu doktor kontrolünde kademeli olarak azaltılır ve toplam tedavi yaklaşık olarak 2-3 ay sürer.Olası yan etkiler ve tedavi planı hakkında mutlaka doktorunuza danışın.Sigarayı bırakmak için vareniklin ve bupropiyon gibi ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar hakkında bilgi almak için doktorunuza başvurabilirsiniz. Sigarayı bırakma yolculuğunda profesyonel destek için, ama hızlı ve gereksiz masraflardan arınmış profesyonel destek için Elra’yı akıllı cihazına indirmelisin. Eğer doktoruna veya psikoloğuna hemen ihtiyacın varsa, sağlık raporuna ikinci bir uzman görüşü almak istiyorsan, ilaçlarını da evinden çıkmadan yazdırmak istiyorsan, Elra uygulamasını hemen kullanmaya başlamalısın.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiUzm. Dr. İrem CantürkKaynak:https://www.nhs.uk/better-health/quit-smoking/https://www.nhs.uk/better-health/quit-smoking/ready-to-quit-smoking/find-the-best-stop-smoking-products-for-you/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Ağrı Kesiciler Ağrıyı Kesiyor mu?
McGill Üniversitesi araştırmacıları, konvansiyonel tıp karşısında şaşırtıcı bir keşifte ibuprofen veya aspirin gibi anti-inflamatuvar ilaçlarla iltihabı tedavi etmenin uzun vadede ağrıyı artırabileceğini bildirdi. Science Translational Medicine’de yayınlanan makale, iyileşmenin normal bir parçası olan iltihabın akut ağrıyı gidermeye yardımcı olduğunu ve ağrının kronikleşmesini önlediğini öne sürdü. Ağrı kesiciler ile bu sürecin bloke edilmesi daha zor ağrıya neden olabileceği söylendi. McGill'de psikoloji bölümünde profesör olan Jeffrey Mogil "On yıllardır yaptığımız şey sadece yanlış görünmekle kalmıyor, aynı zamanda 180 derece yanlış görünüyor. İnflamasyonu bloke etmemelisiniz. İnflamasyonun olmasına izin vermelisiniz. Kronik ağrıyı durduran şey budur." dedi. İnflamasyon Doğanın Ağrı KesicisidirAğrının neden bazı hastalarda kaybolduğunu, bazı hastalarda devam ettiğini anlamak için araştırmacılar insanlarda ve farelerde ağrı mekanizmasına baktılar ve nötrofil olarak bilinen bir tür beyaz kan hücresinin kilit bir rol oynadığını buldular.McGill'de profesör olan Luda Diatchenko bel ağrısı çeken insanların genlerini analiz ederken, ağrıları geçen insanlarda zaman içinde genlerinde aktif değişiklikler gözlemledik.Kan hücrelerindeki değişiklikler ve bunların aktivitesi, özellikle nötrofil denilen hücrelerde en önemli faktör gibi görünüyordu" dedi. Bu bağlantıyı test etmek için araştırmacılar farelerde nötrofilleri bloke ettiler ve ağrının normalden 2 ila 10 kat daha uzun sürdüğünü buldu. Anti-inflamatuvar ilaçlar, kısa süreli rahatlama sağlamalarına rağmen, ağrı uzatıcı etkiye sahip oldukları saptandı. Fakat farelere nötrofil enjekte ederek bunun olmasını engellenebileceği saptandı. Bulgular, Birleşik Krallık'ta ağrılarını tedavi etmek için iltihap önleyici ilaçlar alanların 2 ila 10 yıl sonra ağrı çekme olasılığının daha yüksek olduğunu gösteren, 500.000 kişi üzerinde yapılan ayrı bir analizle desteklendi. Ağrıyı Nasıl Tedavi Edeceğimizi Yeniden DüşünmekHerhangi bir doku hasarı sırasında nötrofiller hasarlı dokuya ilk ve hızlı şekilde ulaşırlar. Bu araştırma, iltihabı bloke etmemenin, bunun yerine nötrofillerin "kendi işlerini yapmalarına" izin vermenin daha iyi olabileceğini saptadı. Parasetamol gibi nötrofilleri bloke etmeden ağrıyı hafifleten bir ağrı kesici almanın, bir anti-inflamatuvar ilaç almaktan daha iyi olabileceği değerlendirildi.  Yine de, bulgular ikna edici olsa da, araştırmacılar, anti-inflamatuvar ilaçları diğer ağrı kesicilerle doğrudan karşılaştırmak için klinik denemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Dr. Mogil de bu araştırmanın kronik ağrı hastaları için yeni ilaç geliştirme için zemin hazırlayabileceğini belirtti. "Verilerimiz, nötrofillerin, ağrı kesici gibi davrandıklarını, bunun da yeni bir ağrı kesici geliştirmekte potansiyel yararını göz ardı edemeyeceğimizi gösterdi. Eğer doktorunuza, diyetisyeninize veya klinik psikoloğunuza hemen ihtiyacınız varsa, sağlık raporuna ikinci bir uzman görüşü almak istiyorsanız, ilaçlarını da evinizden çıkmadan yazdırmak istiyorsanız, Elra uygulamasını hemen kullanmaya başlamalısınız.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiElra Online Sağlık HizmetleriKaynak: https://www.medscape.com/viewarticle/975853?src=wnl_tp10_daily_220620_MSCPEDIT&uac=178222DV&impID=4351063
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Hemoroid (Basur) Nedir?
Hemoroid, rektum bölgesindeki damarların şişmesi sonucu belirgin haline gelmesidir. Çoğunlukla hastalarda dışkılama esnasında ağrısız rektal kanamalar, anal bölgede kaşıntı, ağrı, ıslaklık ve şişlik gibi şikayetler oluşturur.Hastalarda kanama ağrısız tipik olarak parlak kırmızı renkli tarzdadır. Çoğunlukla kanama dışkıyı kaplar ve damlama şeklindedir fakat bazen kanama miktarı şiddetli olabilir ve ıkınma ile miktarı daha da artar. Çok nadir durumlarda kanama, kronik kan kaybı, halsizlik, zayıflık, baş ağrısı, sinirlilik ve değişen derecelerde yorgunluk ve egzersiz intoleransı semptomlarıyla birlikte demir eksikliği anemisine neden olabilir.Bu semptomların görülmesi sizi bir doktora muayene olmanız konusunda ikna etmelidir.Randevu süresi, gereksiz masraf ve prosedürleri gözönüne alıyorsanız, o zaman tek seçeneğiniz Elra olacaktır. Elra’ya gün içinde her an ulaşabilir, doktorlarımıza online sağlık üzerinden her konuda danışabilirsiniz. Böylece mekandan bağımsız sağlık hizmetimizden faydalanmış, zamandan ve masraflardan tasarruf etmiş olursunuz. Hemoroid başlangıcı ve tedavisi hakkında online doktor muayenesini kullanabilir, görüşme sonunda gerekirse ilaçlarınızı da yazdırabilirsiniz. Elra, Sağlık Bakanlığı’na entegre teknolojik altyapısıyla sizi, sağlığınız konusunda asla yalnız bırakmayacak. Hemoroidle ilgili merak ettikleriniz ve şüpheleriniz için, doktorlarımıza bunun semptomlarını sorabilirsiniz.Mesela kronik kabızlık ve ishal, genetik yatkınlık, ileri yaş, gebelik, sürekli oturur vaziyette zaman geçirmek-çalışmak, egzersizden uzak yaşam tarzı, aşırı alkol ya da acı ve baharatlı yiyecekler tüketmek gibi nedenler hemoroid oluşumuna zemin hazırlar.Hemoroidler yerleşim yerlerine göre iç ve dış olarak ikiye ayrılır ve birlikte bulunma durumları sıktır.Hastalar çoğunlukla dışkıda kan şikayetiyle hastaneye başvurur. Diğer kanama yapabilen sebepler dışlandıktan sonra, yapılan muayenelerle ve gerekirse genel cerrah tarafından anoskopi, sigmoidoskopi gibi yöntemlerle hemoroidlerin görülmesi tanıyı koydurur.Elra üzerinden online doktor servisi alabilir, doktorlarımızın yönlendirmesiyle fiziksel olarak muayeneye gidebilirsiniz.Hatta fiziksel muayene sonrası tetkik ve tedavi raporlarınızı e-nabız üzerinden doktorlarımızla paylaşarak ikinci uzman görüşü alabilir, süreci Elra ile götürebilirsiniz. Sonrasında doktorumuzdan doğru tedavi yöntenini öğrenebilirsiniz.Hastalar hemoroidlerin evresine göre tedavi edilir. İleri evre olmayan, hafif seyreden hemoroidler beslenme alışkanlıkların düzenlenmesi, lifli gıda tüketiminin sağlanması, egzersiz yapılması, sıcak-ılık oturma banyolarının yapılması gibi yöntemlerle tedavi edilir.Sıcak-ılık oturma banyosu 10-15 dk boyunca günde 2-3 kez yapılabilir. Hazırlanan suya sabun, köpük gibi maddeler eklenmemelidir.Hastalığın kliniğine göre oral haplar, lokal krem uygulamaları ve fitil uygulamaları tedaviye eklenir.İleri evre hemoroidler cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Genel cerrahi doktorları tarafından hemoroid operasyonları yapılmaktadır ve dünyanın her yanında hemoroidin tedavisi böyle yapılmaktadır.Dünyanın her yanından insanlar Elra kullanıyor. Neden? Çünkü doktoruna gün içinde her an ulaşabiliyor. Elra, sağlık hizmetlerinin herkes için ulaşabilir olması misyonuyla çalışıyor.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği                                                                                                                                 Dr. Hasan Ali BAŞKaynak:https://www.uptodate.com/contents/hemorrhoids-clinical-manifestations-and-diagnosis
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Kilo Verme ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Kilo vermek çok popüler bir konu ve herkesin bu konuda bir fikri var. Bu konuda etraftan duyulan o kadar çok bilgi var ki, hangisi gerçek hangisi değil ayırt etmek zor olabiliyor. Bu yazıda çok bilinen bazı kilo verme efsaneleri hakkında konuşacağız.1.     Kilo vermenin tek yolu çok fazla egzersiz yapmaktır.Bu doğru değil. Başarılı kilo kaybı için süreklilik önemlidir. Bu, günlük rutininizde fiziksel olarak daha aktif olmak anlamına gelir. Yetişkinler haftada en az 150 dakika fiziksel aktivite yapmalıdır.Kilo vermek için alınandan daha fazla kalori yakmak gerekir. Bu, daha az yemek yiyerek ve daha fazla hareket ederek başarılabilir.2.     Sağlıklı besinler daha pahalıdır.Sağlıklı yiyecekler, sağlıksız alternatiflerinden daha pahalı görünebilir. Yemek hazırlarken malzemeleri daha sağlıklı alternatiflerle değiştirmeyi denemek, yemeklerinizin daha az maliyetli olmasını sağlayacaktır.3.     Karbonhidratlar kilo aldırır.Doğru miktarlarda ve dengeli bir diyetin parçası olarak yenen karbonhidratlar, kendi başlarına (yani tereyağı, kremalı soslar vb. eklenmeden) kilo alımına neden olmaz.Lif alımını artırmak için esmer pirinç ve kepekli ekmek gibi tam tahıl ve kepekli karbonhidratlar tüketilebilir.4.     Aç kalmak kilo vermenin en iyi yoludur.Şok diyetler kısa süreli kilo kaybına neden olsa da uzun vadede kilo alımına yol açabilirler. Buradaki asıl sorun, şok diyetlerin sürdürülmesinin çok zor olmasıdır. Bu diyetlerde tüketilen yiyecek çeşitliliği sınırlı olabileceğinden, temel besin maddeleri alınmıyor da olabilir. Şok diyetlerde vücudun enerjisi düşük olur ve bu durum yağlı ve şekerli yiyecekler aşermeye neden olabilir.Bu yiyecekler yenildiğinde ihtiyaç olandan daha fazla kalori alınmasına ve böylece kilo alımına neden olabilir.5.     Su içmek kilo verdirir.Su içmek kilo vermeye neden olmaz ancak yardımcı olur. Bazen susuzluk, açlıkla karıştırılabilir. Yeteri kadar su içmek daha az atıştırmaya yardımcı olabilir. Su sağlık için gereklidir.6.     Öğün atlamak kilo vermek için iyi bir yoldur.Öğün atlamak iyi bir fikir değildir. Kilo vermek için aldığınız kalori miktarını azaltmanız ve egzersiz yaparak yaktığınız kaloriyi artırmanız gerekir. Ancak öğünleri tamamen atlamak yorgunluğa neden olabilir ve temel besinleri kaçırmak anlamına gelebilir. Ayrıca öğün atladığınızda kilo almanıza neden olabilecek yüksek yağlı ve yüksek şekerli yiyeceklerde atıştırma olasılığınız daha yüksek olacaktır.Kilo vermek için en doğru yol bir uzman diyetisyenle görüşmek ve onun önerileri doğrultusunda ilerlemektir. Önemli olan hızlı bir şekilde kilo vererek sağlığın bozulması değil, yavaş ve sağlıklı bir şekilde kilo vermektir. Ancak bu şekilde sağlıklı ve kalıcı bir kilo kaybı elde edilebilir.Sağlık en büyük ihtiyaç. Elra, bu ihtiyacı gün boyunca karşılamak için seni, internet bağlantısı olan kameralı tüm akıllı cihazlarda bekliyor. Sağlıklı günler için, Elra’yı indir ve doktorun gün içinde hep yanında olsun.#ElraOnline #AnındaDoktorDesteğiUzm. Dr. İrem CantürkKaynak:https://www.nhs.uk/live-well/healthy-weight/managing-your-weight/tips-to-help-you-lose-weight/
Devamını Oku
Sağlıklı Yaşam
Reflü
Reflü mide yanması ve ağza acı su gelmesi gibi şikayetlerle karakterize olan bir sağlık problemidir. Hastalığı tam adı gastro-özofagial reflü hastalığı (GÖRH) olup mide asidinin sindirim sisteminde midenin üstündeki seviyelere, özofagusa, temas etmesiyle karakterizedir. Reflünün en sık görülen semptomlarından bazıları:·       Midede veya göğüs arkasında yanma hissi (özellikle yemekten sonra ve geceleri artan)·       Göğüs ağrısı·       Yutkunma güçlüğü·       Ağza acı su veya yemek parçaları gelmesi·       Boğazda yumru hissiGeceleri görülen reflüde ise bazı ek semptomlar da olabilir:·       Kronik öksürük·       Boğaz ağrısı·       Yeni veya kötüleşen astım·       Uyku bölünmesiÖzellikle yaşam tarzının etkilediği reflü bazı durumlarda daha sık görülmektedir:·       Miktarca fazla yemek ve yedikten sonra uzanmak·       Obezite veya kilo fazlalığı·       Ağır yemekler ve yedikten sonra uzanmak·       Uyku zamanına yakın yemek·       Bazı asiditesi yüksek (limon, domates, sarımsak vb.), baharatlı veya yağlı besinleri yemek·       Alkol ve kafein içerikli içecekler tüketmek·       Sigara içmek·       Hamilelik·       Aspirin, ağrı kesici ve bazı diğer ilaçlarNe Zaman Doktora Gidilmeli? Bu semptomların birkaçını çoğumuz hayatımızda birçok kez yaşamışızdır. Genellikle doktora gidecek ciddiyette bulunmayan bu semptomlar ihmal edilir. Ancak·       İleri ve/veya sık görülen reflü semptomları·       Mide yanması için alınan ilaca rağmen veya haftada 2 kereden fazla ilaç alınmasını gerektiren sıklıkta semptomlardurumlarında doktorunuza danışıp değerlendirilmek gerekmektedir.İlk adım tıp desteği konusunda önce bulunduğunuz yerden ayrılmadan, en geç 15 dakika içinde doktorunuza danışabileceğiniz Elra’yı da kullanabilirsiniz. Acil tıp, kilo kontrolü veya mental destek konusunda, doktorunuzla görüşmek adına ulaşabileceğiniz en doğru çözümler Elra’da. Online sağlık çözümleri için doktorlarımıza, diyetisyen veya klinik psikologlarımıza ulaşmak için Elra uygulamasını şimdi telefonunuza indirmelisiniz!#ElraOnline #AnındaDoktorDesteği Elra Online Sağlık HizmetleriKaynak:https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/gerd/symptoms-causes/syc-20361940#:~:text=Acid%20reflux%20occurs%20when%20the,gastroesophageal%20reflux%20disease%20(GERD).https://www.webmd.com/heartburn-gerd/guide/what-is-acid-reflux-diseasehttps://www.nhs.uk/conditions/heartburn-and-acid-reflux/
Devamını Oku